

Başlıklar
Toggle
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme bireylerin sahip olduğu temel ekonomik, sosyal ve kültürel hakları tanımlamakta ve bunların kullanılmasına ilişkin genel koşulları saptamaktadır.
Sözleşmenin başlangıç bölümünde, insanlık ailesinin tüm mensuplarının doğuştan sahip oldukları onurun ve eşit ve devredilmez haklarının tanınmasının, dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu, korku ve yoksulluktan kurtulma özgürlüğüne sahip özgür insan ülküsüne ancak, herkesin kişisel ve siyasal haklarının yanısıra ekonomik, sosyal ve kültürel haklarından yararlanabileceği şartların yaratılması ile ulaşılabileceğini vurgulanmaktadır.

Sözleşmenin birinci maddesinde, halkların kendi kaderlerini tayin hakkı ve kendi doğal zenginlik ve kaynaklarını kendi amaçları için kullanma özgürlüğü, ikinci maddesinde ise sözleşmede tanımlanan hakların ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka fikir, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğum ya da başka bir statü bakımından herhangi bir ayrım gözetilmeksizin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Sözleşmenin altıncı maddesi herkesin serbestçe seçtiği ya da kabul ettiği bir işte çalışma hakkını, yedinci maddesi adil ücret ve eşit işlere hiçbir ayrım yapılmaksızın eşit ödeme hakkını, sekizinci maddesi sendika kurma ve dilediği sendikaya katılma hakkını, dokuzuncu maddesi sosyal güvenlik hakkını, onucu maddesi ailenin ve çocukların korunması hakkını, doğum iznini, çocukların sömürüden korunmasını ve çocuklara ilişkin çalıştırma yasaklarını, on birinci maddesi bireylerin, yeterli beslenme, giyim ve konut da dahil olmak üzere, kendisi ve ailesi için yeterli bir yaşam düzeyine sahip olma ve yaşam koşullarını sürekli geliştirme hakkını, herkesin açlıktan kurtulma hakkını düzenlemektedir.
Sözleşmenin on ikinci maddesi kişilerin ulaşılabilecek en yüksek fiziksel ve zihinsel sağlık standardına sahip olma hakkını içeren sağlık hakkını teminat altına almaktadır. Bu bağlamda taraf devletlerin, bu hakkın tam olarak kullanılmasını sağlamak için şu tedbirleri alması öngörülmüştür.
(a) Ölü doğum ve çocuk ölümleri oranlarının düşürülmesini ve çocuğun sağlıklı bir şekilde gelişmesini sağlamak;
(b) Çevresel ve sınai sağlık şartlarının her yönüyle iyileştirilmesi;
(c) Salgın, yöresel, mesleki ve diğer hastalıkların önlenmesi, tedavisi ve kontrolü;
(d) Hastalık durumunda herkese tıbbi hizmet ve tıbbi bakım sağlayacak koşulların yaratılması.
On üçüncü ve on dördüncü maddelerde ise eğitim hakkı düzenlenmektedir. Bu bağlamda İlköğretimin herkes için zorunlu ve parasız olacağı, yüksek öğretim ile teknik ve mesleki eğitim de dahil olmak üzere, orta öğretimin çeşitli biçimlerinin, her türlü uygun yöntemle ve özellikle parasız eğitimin tedricen yaygınlaştırılması yoluyla herkes için açık ve ulaşılabilir olmasının devletlerce sağlanacağı hüküm altına alınmaktadır.
On beşinci madde kültürel haklarla ilgilidir. Herkesin kültürel yaşama katılma hakkına, bilimsel ilerlemeden ve uygulamalarından yararlanma hakkına ve kendisinin yarattığı herhangi bir bilimsel, edebi ya da sanatsal üründen doğan maddi ve manevi çıkarların korunması hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme (ESKHS), Türkiye tarafından 2003 yılında onaylanarak iç hukukumuzun bir parçası haline gelmiştir. Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrası uyarınca, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi hali, çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.
Bu bağlamda, çalışma hakkından sağlık hakkına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan sözleşme hükümleri, yerel mahkemelerdeki uyuşmazlıklarda doğrudan referans kaynağıdır. Özellikle mülkiyet hakkı ve sosyal güvenlik haklarına ilişkin davalarda, sözleşmenin sunduğu koruma standartları, iç hukuk normlarının yorumlanmasında yol gösterici bir nitelik taşımaktadır.
Temel hak ve özgürlüklerin korunması, salt yerel mevzuatla değil, uluslararası sözleşmelerin iç hukuka sunduğu geniş koruma kalkanıyla mümkündür. Türk yargı sisteminde, özellikle Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdindeki başvuru yolları, bireylerin ekonomik ve sosyal haklarını savunabilmeleri bakımından hayati bir işlev görmektedir. Yargı kararları, bu evrensel hukuk metinlerinin soyut maddelerini somut olaylara uyarlayarak, devletin pozitif yükümlülüklerini ve bireyin hak arama özgürlüğünün sınırlarını net bir biçimde belirlemektedir.
Sözleşmede yer alan hakların ihlali durumunda, iç hukuk yollarının tüketilmesinin ardından Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolu açıktır. Yüksek mahkeme, birçok kararında “insan onuruna yaraşır bir yaşam standardı” vurgusu yaparken ESKHS prensiplerinden beslenmektedir.
Örneğin; sendikal haklar, grev hakkı veya konut dokunulmazlığı gibi konularda verilen ihlal kararları, bu uluslararası metnin kağıt üzerinde kalmadığını, yaşayan bir hukuk enstrümanı olduğunu kanıtlamaktadır.
| Hak Kategorisi | Sözleşme Kapsamındaki Güvence | Devletin Yükümlülüğü |
| Çalışma Hakları | Adil ve uygun çalışma şartları, sendika kurma hakkı. | İş sağlığı ve güvenliğini sağlama, asgari ücreti denetleme. |
| Sosyal Haklar | Sosyal güvenlik, aile, anne ve çocukların korunması. | Sosyal yardım mekanizmalarını kurma ve işletme. |
| Kültürel Haklar | Bilimsel ve sanatsal faaliyetlere katılma özgürlüğü. | Kültürel mirası koruma ve eğitime erişimi kolaylaştırma. |