
Başlıklar
Toggle
Ticari hayatının bir parçası olan dövizle borçlanma, özellikle ekonomik dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde alacaklı ve borçlu arasında ciddi hukuki ihtilaflara neden olabilmektedir. En sık karşılaşılan sorulardan biri şudur: “Elimde 10.000 USD (veya Euro) tutarında bir senet/fatura var, borçlu ödemedi. İcra takibi başlatırsam buna yüzde kaç faiz işletebilirim?”
Türk Lirası alacaklarında uygulanan ticari temerrüt faiz oranlarının (örneğin %48 veya %50 bantları) yüksekliği, döviz alacaklarında da benzer bir beklenti yaratmaktadır. Ancak hukuk sistemimizde yabancı para borçlarına uygulanan faiz rejimi, TL borçlarından tamamen farklı ve özel kurallara tabidir.
Bu yazımızda; 10.000 USD örneği üzerinden giderek döviz alacaklarında faiz oranının nasıl hesaplandığını, “devlet bankaları faizi” kavramını ve alacaklıların dikkat etmesi gereken seçimlik hakları detaylandıracağız.
Türk hukukunda faiz oranları, taraflar arasında özel bir sözleşme yoksa kanuni düzenlemelere göre belirlenir. Döviz alacakları için temel dayanak noktamız 3095 Sayılı Kanun’un 4/a maddesidir.
Kanun koyucu bu maddede şöyle der:
“Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.”
Buradaki kilit ifade “sabit bir oran” olmamasıdır. Yani, yasa “Döviz borcuna yıllık %10 faiz uygulanır” demez. Bunun yerine oranı piyasa koşullarına ve bankaların uygulamasına bırakır.
Uygulamada mahkemeler veya icra daireleri, faiz oranını tespit etmek için Türkiye’deki kamu bankalarına (Ziraat Bankası, Vakıfbank, Halkbank) müzekkere yazar. Bu bankalara şu soru sorulur: “Borcun temerrüde düştüğü tarihte, 1 yıl vadeli Amerikan Doları (veya Euro) mevduat hesabına uyguladığınız en yüksek faiz oranı nedir?”
Bankalardan gelen cevaplar karşılaştırılır ve en yüksek olan oran esas alınır.
Konuyu somutlaştırmak adına, elinizde vadesi gelmiş ancak ödenmemiş 10.000 USD’lik bir alacak (bono, çek veya cari hesap bakiyesi) olduğunu varsayalım.
Eğer taraflar arasında yazılı bir sözleşme ile “Gecikme halinde aylık %2 faiz uygulanır” gibi özel bir hüküm konulmamışsa, yukarıda bahsettiğimiz yasal düzenleme devreye girer.
Bu durum, alacaklı için “kur artışı” ile korunsa da, “faiz getirisi” açısından tatmin edici olmayabilir. Özellikle de kurun düşük seyrettiği veya alacaklı olunan dövizin değer kaybettiği dönemlerde.
Türk Borçlar Kanunu’nun 99. maddesi, alacaklıya çok önemli bir seçimlik hak tanır. Borç vadesinde ödenmediğinde alacaklı şu iki yoldan birini seçebilir:
Demirbaş Hukuk Bürosu olarak müvekkillerimize, ticari sözleşmelerini hazırlarken “faiz” maddesine özel önem vermelerini tavsiye ediyoruz.
Hayır. Reeskont faizi (veya avans faizi), kural olarak Türk Lirası alacaklar için Merkez Bankası tarafından belirlenen oranlardır. Döviz alacaklarında doğrudan uygulanamaz.
Hayır. %24 yasal faiz oranı Türk Lirası alacaklar (adi işler) içindir. Döviz alacağında “devlet bankalarının o paraya verdiği mevduat faizi” esastır. Eğer bankalar %1 veriyorsa, %1 uygulanır.
Takip talebinde faiz oranını açıkça belirtmez veya yanlış bir oran (örneğin %20) yazarsanız, borçlunun itirazı üzerine İcra Mahkemesi yine devlet bankalarının oranını esas alarak hesabı düzeltecektir (fazla talebin iptali).

1 Comment
31.03.2017 tarihinde açtığım 11.000 dolarlık alacak davasını , 05.03.2026 tarihinde kazandım. Toplam alacağım faizi öğrenmek isterim.
Teşekkür ederim.