• +90 224 272 19 09
  • +90 542 120 86 16
  • info@demirbas.av.tr
bursa avukat logo 2bursa avukat logo 2bursa avukat logo 2bursa avukat logo 2
  • Ana Sayfa
  • Kurumsal
    • Hukuk Büromuz
    • Vekalet Bilgileri
  • Hizmetler
    • Şirketler Hukuku ve Ticari Davalar
    • Sınai Mülkiyet Hukuku ve Marka Patent Tasarım Davaları
    • Bireysel ve Toplu İş Hukuku Davaları
    • Gayrimenkul, İnşaat ve Kira Davaları
    • Boşanma Avukatı
    • Tazminat Hukuku ve Tazminat Davaları
    • Bursa Miras Avukatı
    • Bursa Ceza Avukatı
    • İdare Hukuku ve İdari Davalar
    • Vergi ve Sosyal Güvenlik Hukuku
    • İcra Hukuku, İcra Takipleri ve İcra Davaları
    • Bilişim Hukuku Davaları
    • Tüketici Hukuku ve Tüketici Davaları
  • Blog
  • İletişim
Ortaklığın Giderilmesi Satışında İhale Bedelinin Ödenmemesi ve Sonuçları
20 Ocak 2026
Yazılım Hukuku: Kaynak Kod Koruma, Haksız Rekabet ve Tazminat – Demirbaş Hukuk
10 Şubat 2026

ese karsi basit yaralama sucu ve cezasi

Başlıklar

Toggle
  • Eşe Karşı Basit Yaralama Suçu ve Cezası: Şikayetten Vazgeçme Davayı Düşürür Mü?
    • Eşe Karşı Basit Yaralama Suçu Nedir?
    • Eşe Karşı Basit Yaralama Suçunun Cezası Ne Kadardır?
    • Eşe Karşı Yaralamada Tekerrür: Cezanın “Yatarı” Nasıl Değişir?
      • 1. Hapis Cezası Paraya Çevrilemez (Seçimlik Ceza Yasağı)
      • 2. HAGB ve Erteleme Kararı Verilemez
      • 3. “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi” Uygulanır (Daha Fazla Hapis)
        • Tablo: Tekerrür Olan ve Olmayan Dosya Farkı
    • Eşe Karşı Yaralamada Şikayetten Vazgeçme Davayı Düşürür Mü?
    • Karşılıklı Darp ve Haksız Tahrik İndirimi
      • Karşılıklı Darp ve Haksız Tahrikte “İlk Kim Başlattı?” Sorunu
        • “İlk Haksız Hareket” Tespit Edilemezse Ne Olur? (1/4 Kuralı)
    • Aile İçi Kavgalarda Ev Eşyalarının “Silah” Sayılması (Sopa, Vazo, Terlik)
      • Anne Terliği Silah Mıdır?
      • Televizyon Kumandası ve Cep Telefonu
      • Mutfak Eşyaları (Tabak, Bardak, Çatal)
      • Sopa, Oklava ve Süpürge Sapı
    • Eşe Karşı Basit Yaralama ve Boşanma Davası
    • Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
    • Eşe Karşı Basit Yaralama Suçu ve Cezası | Demirbaş Hukuk
      • İlgili Yazılar:

Eşe Karşı Basit Yaralama Suçu ve Cezası: Şikayetten Vazgeçme Davayı Düşürür Mü?

Aile içi tartışmaların yargıya taşınması durumunda en sık karşılaşılan suç tipleri, Türk Ceza Kanunu kapsamında hakaret, tehdit ve eşe karşı basit yaralama suçudur. Taraflar arasındaki tartışmanın fiziksel temasa dönüşerek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek bir neticenin ortaya çıkması hali dahi kanun koyucu tarafından, kasten yaralamanın “nitelikli hali” olarak kabul edilmiş ve daha ağır bir yaptırıma bağlanmıştır.

Bu yazımızda; eşe karşı işlenen basit yaralama suçunun cezası, şikayetten vazgeçmenin etkisi ve yargılama sürecinde dikkat edilmesi gerekenleri inceledik.

Eşe Karşı Basit Yaralama Suçu Nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçu, bir kimsenin vücuduna acı vermek veya sağlığının bozulmasına neden olmaktır. Ancak bu suçun resmi nikahlı eşe karşı işlenmesi, TCK 86/3-a maddesi gereğince suçun nitelikli hali sayılır.

Buradaki “yaralama” kavramı sadece ciddi darbeleri kapsamaz. Tokat atmak, itmek, saç çekmek veya tırmalamak gibi eylemler, mağduru hayati tehlikeye maruz bırakmaksızın Basit Tıbbi Müdahale (BTM) ile giderilebilecek bir etki oluştursa dahi bu suç kapsamında değerlendirilir.

Yargıtay, 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15703, K. 2024/935, T. 07.02.2024: “Sanık …’in, katılana tokat atarak basit tıbbi müdahele ile giderilebilecek şekilde yaralaması şeklinde gerçekleştirdiği eylem neticesinde kasten yaralama suçundan..”

Eşe Karşı Basit Yaralama Suçunun Cezası Ne Kadardır?

Eşe karşı işlenen yaralama suçlarında ceza hesaplanırken “kademeli artış” uygulanır:

  1. Temel Ceza: Kasten yaralama fiili, mağdurun vücudunda basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek (BTM) ölçüde hafif ise, temel ceza 4 aydan 1 yıla kadar hapistir.
  2. Yarı Oranında Artırım: Suç eşe karşı işlendiği için verilecek ceza yarı oranında artırılır. (Örneğin; 6 ay hapis cezası verildiyse, bu ceza 9 aya çıkarılır.)
  3. İndirim Nedenleri: Yargılama aşamasında haksız tahrik veya iyi hal indirimi uygulanabilir.

Önemli Not: Eşe karşı işlenen suçlarda, yaralama “basit” düzeyde olsa bile ceza miktarı arttığı için adli para cezasına çevrilmesi veya HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kararı verilmesi, sanığın sabıka durumuna göre değişkenlik gösterir.

Eşe Karşı Yaralamada Tekerrür: Cezanın “Yatarı” Nasıl Değişir?

Sanığın daha önceden işlediği bir suçtan dolayı kesinleşmiş cezasının bulunması ve belirli bir süre içinde yeniden suç işlemesi haline “Tekerrür” denir. Eşe karşı işlenen yaralama suçlarında sanığın sabıka kaydının olması (mükerrir sayılması), yargılamanın seyrini ve infazı kökten değiştirir.

TCK 58. madde uygulandığında karşılaşılacak 3 ağır sonuç şunlardır.

1. Hapis Cezası Paraya Çevrilemez (Seçimlik Ceza Yasağı)

Normalde eşe karşı basit yaralama suçlarında (TCK 86/2, 86/3-a), hakim cezayı alt sınırdan verirse bu ceza Adli Para Cezasına (TCK m. 50) çevrilebilir.

  • Tekerrür Varsa: TCK 58/3 maddesi emredici bir hüküm içerir: “Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.”
  • Sonuç: Sanık mükerrirse, hakim istese bile cezayı paraya çeviremez. Doğrudan hapis cezası vermek zorundadır.

2. HAGB ve Erteleme Kararı Verilemez

Sanık avukatlarının en çok başvurduğu “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” (HAGB) veya “Cezanın Ertelenmesi” kurumları, tekerrür halinde uygulanamaz.

  • Tekerrür hükümleri uygulanan sanık hakkında verilen hapis cezası, ne kadar az olursa olsun (örneğin 5 ay bile olsa) infaz edilmek üzere kesinleşir.

3. “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi” Uygulanır (Daha Fazla Hapis)

Tekerrürün en can yakıcı sonucu cezaevinde geçirilecek sürenin artmasıdır.

  • Normal İnfaz: Kasten yaralama suçlarında genellikle 1/2 oranında koşullu salıverilme uygulanır. (Yani 2 yıl ceza alan 1 yıl yatar).
  • Mükerrir İnfazı: Sanık mükerrir ise, 5275 sayılı Kanun m. 108 gereği koşullu salıverilme oranı 2/3 (veya suç tipine göre 3/4) olarak uygulanır. Ayrıca denetimli serbestlik süreleri ve şartları zorlaşır.

Kritik Uyarı (2. Tekerrür): Eğer sanık, daha önce “mükerrir” sayıldığı bir cezadan sonra tekrar suç işlerse (İkinci Tekerrür), bu kez “Koşullu Salıverilme” hükümleri hiç uygulanmaz. Cezanın tamamını kapalı/açık cezaevinde günü gününe yatar.

Tablo: Tekerrür Olan ve Olmayan Dosya Farkı

Müvekkillerinizin durumu daha net anlaması için şu karşılaştırma tablosunu kullanabilirsiniz.

DurumCeza TürüHAGB (Erteleme)İnfaz Oranı (Yatarı) 
Sabıkasız SanıkPara Cezasina ÇevrilebilirUygulanabilir (Mümkün)1/2 (Genel Kural)
Mükerrir SanıkSadece Hapis (Para Cezası Yasak)Uygulanamaz (Yasak)2/3 veya 3/4 (Daha çok yatar) 

Tekerrür İçin Aranan Şartlar (Hukuki Bilgi Notu)

Mükerrir sayılıp sayılmayacağını kontrol etmeniz için gereken kriterler:

  1. Kesinleşmiş Ceza: Önceki ceza kesinleşmiş olmalı (Karar kanun yollarında onanmış veya kanun yollarına başvurulmamış)
  2. Süre: Önceki ceza 5 yıldan fazla ise infazdan itibaren 5 yıl, 5 yıldan az ise infazdan itibaren 3 yıl geçmemiş olmalı.
  3. Suç Türü Önemsiz: Önceki suçun hırsızlık, hakaret veya trafik güvenliğini tehlikeye sokma olması fark etmez; kasıtlı bir suç olması yeterlidir (Taksirli suçlar tekerrüre esas olmaz).

⚠️ Eşe karşı yaralama suçlarında sabıka kaydınızdaki eski bir ceza, özgürlüğünüzü kısıtlayacak sonuçlar doğurabilir. Tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespiti, eski dosyalarınızın incelenmesi ve infaz hesaplaması için Demirbaş Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.”

ese karsi yaralama sikayetten vazgecme

Eşe Karşı Yaralamada Şikayetten Vazgeçme Davayı Düşürür Mü?

Müvekkillerimizden en sık duyduğumuz soru şudur: “Eşim şikayetçi değil, yine de ceza alır mıyım?”

Cevap ne yazık ki EVET.

Normal şartlarda basit yaralama suçları şikayete tabidir. Ancak TCK 86/3 maddesi gereği; suç eşe karşı işlenmişse, soruşturma ve kovuşturma şikayete tabi değildir. Mağdur olan eş, karakolda veya mahkemede “Şikayetçi değilim, barıştık” dese bile savcılık soruşturmaya, mahkeme ise yargılamaya devam etmek zorundadır. Şikayetten vazgeçme, sadece hakimin takdiri indirim (iyi hal) uygulamasında etkili olabilir ancak davayı düşürmez.

Karşılıklı Darp ve Haksız Tahrik İndirimi

Aile içi kavgalarda genellikle “karşılıklı yaralama” söz konusu olur. Eğer olayda ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemiyorsa veya karşı tarafın ağır hakaretleri/saldırısı sonucu yaralama fiili gerçekleşmişse Haksız Tahrik İndirimi (TCK m. 29) gündeme gelir.

Bu durumda cezada 1/4 ile 3/4 oranında indirim yapılabilir. Karşılıklı darp vakalarında her iki taraf da hem sanık hem müşteki (katılan) sıfatıyla yargılanabilir.

Karşılıklı Darp ve Haksız Tahrikte “İlk Kim Başlattı?” Sorunu

Aile içi kavgalarda ve eşe karşı yaralama suçlarında olay genellikle “karşılıklı darp” şeklinde mahkemeye yansır. Tarafların her ikisi de birbirini suçlar ve olayın başlangıcına dair tanık yoksa, mahkemeler Haksız Tahrik İndirimi (TCK m. 29) hükümlerini uygulamak zorundadır.

Ancak burada kritik bir “oran” sorunu vardır. Mahkeme ne kadar indirim yapacaktır?

“İlk Haksız Hareket” Tespit Edilemezse Ne Olur? (1/4 Kuralı)

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; kavganın kim tarafından başlatıldığı kesin olarak belirlenemiyorsa, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği her iki taraf lehine de haksız tahrik indirimi uygulanır. Fakat bu indirimin oranı keyfi değildir.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 24.09.2019 tarihli, 2019/9445 E. ve 2019/16776 K. sayılı emsal kararında bu durum net bir kurala bağlanmıştır. Yüksek Mahkeme; yerel mahkemenin “ilk haksız hareketin kimden geldiği belli olmadığı” gerekçesiyle sanığa 1/2 oranında (yarı yarıya) indirim yapmasını hatalı bulmuş ve kararı bozmuştur.

Yargıtay’a göre:

“Karşılıklı tartışma sırasında kavganın kim tarafından başlatıldığının kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle tahrik hükümlerinin uygulanmasında… orantılılık ilkesine uygun olarak asgari (1/4) oranda indirim yapılması yerine, (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini bozmayı gerektirmiştir.”

Bu şu anlama gelir: Eğer müvekkiliniz sanık konumundaysa ve kavgayı başlatanın karşı taraf olduğu ispatlanamıyorsa, alınacak indirim oranı maksimum değil, minimum (1/4) seviyesinde kalacaktır. Bu nedenle savunma stratejisinde “ilk saldıranın karşı taraf olduğunun” ispatı, ceza miktarını ciddi oranda değiştirecektir.

Özetle Yargıtay Diyor Ki:

  • Kavgayı kimin başlattığı belirsizse, sanığa en alt sınırdan (%25) haksız tahrik indirimi yap. (Fazla indirim yapma).
  • Sopa gibi cisimler kullanıldıysa, bunu mutlaka “silah” say ve cezayı artır.
  • Yaralama hayati tehlike yarattıysa, verilecek ceza 3 yıldan az olamaz.

Aile İçi Kavgalarda Ev Eşyalarının “Silah” Sayılması (Sopa, Vazo, Terlik)

Aynı Yargıtay kararında dikkat çekilen bir diğer husus, aile içi kavgalarda kullanılan cisimlerin niteliğidir. Kararda, sanığın “sopa” kullanması, TCK 6. maddesi gereğince “silahtan sayılan cisim” olarak değerlendirilmiştir.

Eşe karşı işlenen suçlarda, fiilin bir cisimle (sopa, ütü, vazo vb.) işlenmesi cezayı iki kez ağırlaştırır:

  1. Eşe karşı işlendiği için: Yarı oranında artırım.
  2. Silahla işlendiği için: Ayrıca ceza artırımı (TCK 86/3-e).

Kararda belirtildiği üzere; basit bir sopa ile yapılan yaralama dahi, mağdurun yaşamını tehlikeye sokacak boyuta ulaşırsa (künt travma vb.), ceza alt sınırı 3 yılın altına düşemez (TCK 87/1-d). Bu durum, cezanın paraya çevrilmesi veya ertelenmesi ihtimalini tamamen ortadan kaldırabilir.

Yargıtay, Ceza Genel Kurulu, E. 2017/377, K. 2019/606, T. 17.10.2019: “Yüksek Yargıtayca ağaçtan yapılma her eşyanın uygulamada silah olarak kabul edilmesi gerekeceği yönündeki saptamaları karşısında açılan kimi davalarda basit bir marangoz artığı tahta çubuğu, bir ekmek fırını önündeki basit bir ağaç dalının veya basılıp kırılan erik dalının silah sayılmasına…”

Yargıtay kararlarında sıkça karşılaştığımız ve kamuoyunda şaşkınlık yaratan durumlardan biri de evdeki masum eşyaların birer “suç aleti”ne dönüşmesidir. Türk Ceza Kanunu’nun 6. maddesi, silah tanımını sadece ateşli silahlar veya bıçaklarla sınırlamaz; “saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli her türlü alet” silah olarak kabul edilir.

Eşler arasındaki tartışmalarda eldeki cismin fırlatılması veya vurulması durumunda ceza bir kat daha artırılır (TCK 86/3-e). İşte Yargıtay içtihatlarına göre “silah” sayılan o eşyalar:

Anne Terliği Silah Mıdır?

Evet, olabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun emsal kararlarına göre; fırlatılan veya vurulan terliğin yapısı, sertliği ve atıldığı mesafe önemlidir. Eğer terlik, mağdurda yaralanmaya yol açabilecek nitelikteyse (örneğin; tahta tabanlı, sert plastik veya topuklu ise) mahkeme bunu “silah” olarak kabul eder ve cezayı artırır. Ancak yumuşak, peluş bir ev terliği yaralamaya elverişli görülmeyebilir.

Televizyon Kumandası ve Cep Telefonu

Tartışma anında eşe fırlatılan televizyon kumandası veya cep telefonu, sert yapıları nedeniyle Yargıtay tarafından “silahtan sayılan alet” olarak değerlendirilir. Bu cisimlerle kafaya veya vücuda vurulması, basit bir tokat atmanın ötesinde, silahla yaralama suçunu oluşturur.

Mutfak Eşyaları (Tabak, Bardak, Çatal)

  • Cam Bardak/Porselen Tabak: Kırılıp kesici hale gelmesi muhtemel olduğu için silah sayılır.
  • Çaydanlık/Sıcak Su: Eşe kızgın yağ veya kaynar su dökülmesi, vücut bütünlüğüne verdiği zarar nedeniyle “canavarca hisle yaralama” veya silahla yaralama kapsamında değerlendirilir.

Sopa, Oklava ve Süpürge Sapı

Yukarıda incelediğimiz Yargıtay kararında (3. CD, 2019/9445 E.) görüldüğü üzere; sopa, oklava veya süpürge sapı tartışmasız bir şekilde “silah” niteliğindedir. Bu aletlerin kullanılması, olayı “basit aile kavgası” boyutundan çıkarır ve ağır cezalık suçlara yaklaştırır.

Avukat Notu: Bir eşyanın silah sayılıp sayılmayacağı, “yaralamaya elverişliliği” ile ölçülür. Müvekkil savunmalarında, kullanılan cismin niteliği (örneğin; “Sadece yumuşak bir yastıktı” veya “Plastik oyuncaktı”) ceza artırımını engellemek için kritik bir argümandır.

Eşe Karşı Basit Yaralama ve Boşanma Davası

Gözlemlerimize göre, eşe karşı basit yaralama suçuna ilişkin ceza davası süreci genellikle boşanma davalarıyla birlikte yürümektedir. Ceza yargılamasında dosyaya giren darp raporları, tanık beyanları ve sanık hakkında verilecek olası bir mahkumiyet kararı; Aile Mahkemesi’nde görülecek olan Çekişmeli Boşanma Davası açısından “kuvvetli delil” niteliği taşımaktadır.

Şiddet eyleminin ceza mahkemesince sabit görülmesi, boşanma davasında şiddet uygulayan eşin “tam kusurlu” sayılmasını sağlar. Bu durum, mağdur eş lehine yüksek miktarda maddi ve manevi tazminat ile nafakaya hükmedilmesinde belirleyici rol oynar. Dolayısıyla, ceza soruşturması devam ederken hak kaybına uğramamak adına aile hukuku sürecinin de eş zamanlı ve stratejik olarak yönetilmesi büyük önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

  1. Boşanma aşamasındaki eşe karşı yaralama suçu oluşur mu?

Evet. Boşanma davası devam etse bile, mahkeme kararı kesinleşinceye kadar taraflar “eş” sıfatını korur ve ceza artırımı uygulanır.

  1. Dini nikahlı eşe veya sevgiliye vurmanın cezası nedir?

Resmi nikah yoksa “eşe karşı” suç kapsamına girmez, TCK 86/1 veya 86/2’den (basit halden) yargılama yapılır ve suç şikayete tabi olur. (Not: Kadına karşı işlenen suçlarda yapılan son düzenlemeler ayrıca değerlendirilmelidir).

  1. Eşe tokat atmanın cezası paraya çevrilir mi?

Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti yoksa ve ceza miktarı belirli sınırların altındaysa, hapis cezası Adli Para Cezasına çevrilebilir.

Eşe Karşı Basit Yaralama Suçu ve Cezası | Demirbaş Hukuk

ese karsi basit yaralama ve bosanma davasi

İlgili Yazılar:

  1. Ortaklığın Giderilmesi Satışında İhale Bedelinin Ödenmemesi ve Sonuçları
  2. İcra Takibi veya Cebri İcra Nedir? 
Share
0
Avukat
Avukat

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLETİŞİM


Demirtaşpaşa Mahallesi Ankara yolu Cad. No:36, Tüze İş Merkezi, Kat:10, 16220

+90 542 120 86 16

+90 224 272 19 09

info@demirbas.av.tr


DANIŞMA KURALLARI VE UYARILAR

Bu web sitesinde yer alan yazı ve açıklamalarda değinilen konular soyut ve genel olarak ele alınmıştır. Bu nedenle bu yazı ve açıklamalar somut bir olay hakkında yapılmış hukuki tavsiye olarak kabul edilemeyecekleri gibi Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Meslek Kuralları kapsamında yazılı veya sözlü hukuki danışma olarak da değerlendirilemezler.
© 2023 Demirbaş Hukuk Bürosu Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım web tasarım