
Yurtdışı sigorta başlangıcının Türkiye’de emeklilik haklarına etkisi
Başlıklar
ToggleÖzetle: Kural olarak, Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi akdetmiş olan her ülkedeki ilk işe giriş tarihi, Türkiye’deki sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmez. Türkiye’nin ilgili ülkeyle yaptığı sosyal güvenlik sözleşmesinde, taraf ülke sigortasına ilk giriş tarihinin Türk sigortasına ilk giriş tarihi olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunması halinde Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca, uluslararası sözleşme hükümleri kanunların üzerinde yer aldığından, yurtdışındaki ilk sigorta girişi Türkiye’de de tescil başlangıcı sayılır ve emeklilik hesaplamasında bu tarih esas alınır. Bu nedenle yurtdışı borçlanması yapan kişinin hangi ülkede çalıştığı, sigortalılık başlangıcının hangi tarihte olduğu, ilgili sosyal güvenlik sözleşmesinin hükümleri ve Türkiye’deki sigortalılık kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.
Yurtdışında çalışan veya belirli sürelerle ikamet eden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Türkiye’deki sosyal güvenlik sistemine dahil olabilmek için yurtdışı borçlanması yapabilirler. Bu borçlanma, yurt dışında geçen sigortalılık sürelerinin, Türkiye’deki emeklilik hesaplamalarına dahil edilmesini sağlayarak sigortalıya önemli avantajlar sunar.
Yurtdışı borçlanmasının önemi , Türkiye’de emeklilik için gerekli prim gün sayısının tamamlanmasına yardımcı olmasıdır. Borçlanma hakkından yararlanabilmek için yurtdışında çalışılmış, sigortalı olunmuş ya da ev kadını olarak ikamet edilmiş sürelerin belgelenmesi gerekmektedir. Başvurular Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yapılır ve belirlenen borçlanma tutarları ödenerek bu süreler sigorta primlerine eklenir.
Yurtdışı borçlanması uygulaması, yurt dışında çalışmış vatandaşlarımızın Türkiye’de emeklilik haklarının tanınmasına, korunmasına ve güçlendirmesine yardımcı olur. Koşulları zaman zaman değiştiğinden yurtdışı borçlanması yapmayı düşünen kişilerin güncel mevzuatı takip etmeleri ve detaylı bilgi edinmeleri önerilir.
Yurt dışında çalışmaya başlayan bir kişinin yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihi, her durumda Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmez. Bu konuda, yurt dışındaki çalışma sürelerinin 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanılması ile Türkiye’nin ilgili ülkeyle imzaladığı sosyal güvenlik sözleşmesinden doğan ilk sigorta başlangıcının tanınması birbirinden farklı kavramlardır.
Bu nedenle, yurt dışında ilk defa sigortalı olunan tarihin Türkiye’deki emeklilik hesabında başlangıç olarak kabul edilip edilmeyeceği belirlenirken; çalışılan ülke, ilgili sosyal güvenlik sözleşmesinin hükümleri, sözleşmenin yürürlük tarihi, yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihi ve Türkiye’deki sigortalılık kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.
Yurt dışında çalışılmış olması veya bu çalışmaların 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanılması, tek başına yabancı ülkedeki ilk işe giriş tarihinin Türkiye’deki sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesi sonucunu doğurmaz.
Yurt dışı borçlanmasının temel amacı, yurt dışında geçen ve kanunda öngörülen sürelerin Türkiye’deki sosyal güvenlik bakımından değerlendirilmesini sağlamaktır. Borçlanılan sürelerin hangi tarihten itibaren geriye doğru değerlendirileceği ise 3201 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir.
Bu nedenle, “Yurt dışında 1990 yılında sigortalı oldum, Türkiye’deki sigorta başlangıcım da otomatik olarak 1990 olur.” şeklindeki yaklaşım her olay bakımından doğru değildir.
Özellikle emeklilik yaşının ve tabi olunacak sigortalılık koşullarının belirlenmesinde, yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihinin doğrudan mı yoksa borçlanılan sürelerin geriye götürülmesi suretiyle mi dikkate alındığının ayrı ayrı belirlenmesi gerekir.
Türkiye’nin bazı ülkelerle yaptığı sosyal güvenlik sözleşmelerinde, kişinin Türkiye’deki sigortalılığından önce taraf ülkenin sosyal güvenlik sistemine tabi olduğu tarihin Türkiye’deki ilk sigortalılık tarihi olarak kabul edilmesine yönelik özel hükümler bulunmaktadır.
Bu durumda yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihi, yalnızca borçlanılan sürenin Türkiye’deki sigortalılık başlangıcını geriye götürmesi sonucunda değil, doğrudan sosyal güvenlik sözleşmesinde yer alan özel düzenleme nedeniyle Türkiye’deki sigortalılık başlangıcını etkileyebilir.
Dolayısıyla burada iki ayrı hukuki dayanak söz konusudur:
Bu ayrım, özellikle emeklilik yaşının belirlenmesinde büyük önem taşımaktadır.
Örneğin Türkiye ile Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve bazı diğer ülkeler arasında yapılan sosyal güvenlik sözleşmelerinde, taraf ülkenin sosyal güvenlik sistemine ilk tabi olunan tarihin Türkiye’deki sigortalılık başlangıcına etkisine ilişkin özel düzenlemeler bulunmaktadır. Ancak bu sonuç her sosyal güvenlik sözleşmesi bakımından aynı şekilde uygulanmaz. Bu nedenle yalnızca “Türkiye ile o ülke arasında sosyal güvenlik sözleşmesi var mı?” sorusunun cevaplanması yeterli değildir; sözleşmenin ilgili maddesinin ayrıca incelenmesi gerekir.
Yurt dışı borçlanması nedeniyle sigorta başlangıcının geriye götürülmesi ile yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihinin sosyal güvenlik sözleşmesi uyarınca Türkiye’deki başlangıç tarihi kabul edilmesi aynı hukuki işlem değildir.
Birinci durumda, kişi yurt dışında geçen ve borçlanılmasına kanunen imkan verilen süreleri 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanır. Borçlanılan süre, mevzuatta öngörülen esaslara göre Türkiye’deki sigortalılık süresine eklenir ve bazı durumlarda ilk sigortalılık tarihinin geriye götürülmesi sonucunu doğurabilir.
İkinci durumda ise kişinin yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihi, ilgili sosyal güvenlik sözleşmesinde bulunan özel hüküm nedeniyle Türkiye’deki ilk sigortalılık tarihi olarak kabul edilebilir. Burada belirleyici olan, yalnızca borçlanılan gün sayısı değil, ilgili uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesinin hükmüdür.
Bu nedenle bir kişinin emeklilik bakımından hangi tarihten itibaren sigortalı kabul edileceği araştırılırken şu iki soru ayrı ayrı sorulmalıdır:
Bu iki sorunun cevabı aynı olmayabilir.
Sigortalılık başlangıç tarihinin birkaç yıl daha erken kabul edilmesi, kişinin tabi olacağı emeklilik koşullarını değiştirebilir. Özellikle belirli tarihlerden önce sigortalı olan kişiler bakımından yaş, sigortalılık süresi ve prim gün sayısına ilişkin farklı koşulların uygulanması söz konusu olabileceğinden, yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihinin Türkiye’deki emeklilik hesabına etkisi somut olay bakımından ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle, “Yurt dışı borçlanması yaparsam sigorta başlangıcım hangi tarihe gider?” sorusu ile “Yurt dışında ilk sigortalı olduğum tarih Türkiye’de sigorta başlangıcım olarak kabul edilir mi?” soruları birbirinden farklı sorulardır.
İlk soru borçlanılan sürelerin Türkiye’deki sigortalılık hesabına etkisiyle; ikinci soru ise esas olarak ilgili sosyal güvenlik sözleşmesinin ve bu sözleşmenin Türk hukukundaki uygulanma biçiminin incelenmesiyle ilgilidir.
Yurt dışı borçlanması sonucunda sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesinde temel hukuki dayanak 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’dur. 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca, Türkiye’deki sigortalılık başlangıcından önceki yurt dışı sürelerinin borçlanılması halinde sigortalılığın başlangıcı, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülerek belirlenir. SGK’nın güncel açıklaması da sigorta başlangıcının bu hüküm çerçevesinde tespit edildiğini belirtmektedir.
Ancak yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihinin Türkiye’deki ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmesi, yalnızca 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılan borçlanmanın sonucu değildir. Türkiye’nin ilgili ülkeyle imzaladığı sosyal güvenlik sözleşmesinde, taraf ülkenin sosyal güvenlik sistemine ilk tabi olunan tarihin Türkiye’deki ilk sigortalılık tarihi olarak kabul edileceğine ilişkin özel bir hüküm bulunması halinde, bu sözleşme hükmü ayrıca uygulanır.
Bu nedenle iki hukuki durum birbirinden ayrılmalıdır:
3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma: Borçlanılan süre, kanunda öngörülen esaslara göre Türkiye’deki sigortalılık hesabına dahil edilir ve gerekli şartlarda sigortalılık başlangıcı borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Sosyal güvenlik sözleşmesinden kaynaklanan başlangıç kabulü: İlgili sözleşmede özel hüküm bulunması halinde, yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihi Türkiye’deki ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilebilir.
Dolayısıyla, “yurt dışındaki ilk sigorta tarihi Türkiye’de hangi tarihte başlangıç sayılır?” sorusunun cevabı yalnızca 3201 sayılı Kanun’a veya yalnızca borçlanılan gün sayısına bakılarak verilemez. Somut olayda, kişinin yurt dışında sigortalı olduğu ülkenin Türkiye ile yaptığı sosyal güvenlik sözleşmesi ve bu sözleşmenin başlangıç tarihine ilişkin özel hükümleri de incelenmelidir.
2829 sayılı Kanun ise bu konunun temel dayanağı değildir. 2829 sayılı Kanun, farklı sosyal güvenlik kurumlarında geçen hizmetlerin birleştirilmesine ilişkin düzenlemeler içeren ayrı bir kanundur. Bu nedenle yurt dışı borçlanması nedeniyle sigortalılık başlangıcının belirlenmesini doğrudan 2829 sayılı Kanun’a dayandırmak yerine, 3201 sayılı Kanun ile ilgili sosyal güvenlik sözleşmesini ayrı ayrı hukuki dayanak olarak göstermek daha isabetlidir.
Sigortalılık başlangıç tarihi, yurtdışı borçlanmasında önem taşır. Kişinin yurtdışı çalışması Türkiye Cumhuriyeti ile Sosyal Güvenlik sözleşmesi olan bir ülkede gerçekleşmişse, Türkiye ile sosyal güvenlik anlaşması olan böyle bir ülkede sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihin Türkiye’de de sigortalılık başlangıç tarihi olarak belirlenmesi için yargı yoluna başvurularak yabancı ülkede ilk defa sigortalı olunan tarih Türkiye’de de sigortalılığın başlangıcı olarak kabul ettirilebilir.
Bu husus Yargıtay kararlarına konu olmuştur. Yargı makamları, uluslararası anlaşmaların ve bu kapsamda çeşitli ülkelerle yapılmış olan sosyal güvenlik anlaşmalarının, TBMM onayına sunularak Anayasanın ilgili hükümleri uyarınca, iç hukuk kuralı haline gelmesi nedeniyle, Sosyal Güvenlik anlaşması yapılan ülkelerin Sosyal Güvenlik kurumlarını da kanunla konulmuş Sosyal Güvenlik kurumları olarak kabul etmektedirler. Bu şekilde yabancı sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak tabi olarak yurtdışında ilk defa çalışılmaya başlanılan tarih, 2829 sayılı Hizmet Birleştirme Kanuna göre sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmektedir.
Bunun dışında, (Yargıtay HGK 2011/21-392 E 2011/508 K) Bazı Sosyal Güvenlik anlaşmalarında sigortalının Türk sigortasına girişinden önce taraf ülkenin Sosyal Sigorta kurumlarından birine girmiş olması halinde, taraf ülkenin sigorta kapsamına giriş tarihi, Türkiye’de sigortalılığa giriş tarihi olarak kabul edileceğine dair hükümler bulunmaktadır. Örneğin: Türk Alman Sosyal Güvenlik sözleşmesinin 29/14. maddesinde bir kimsenin Türk sigortasına girişten önce Alman Rant sigortasına girmiş bulunması halinde, Alman Rant sigortasına giriş tarihinin, Türk sigortasına girişi olarak kabul edileceği hükmü bulunmaktadır.
Yargıtay’ın görüşüne göre, sosyal güvenlik ile ilgili uluslararası sözleşmenin, bir iç hukuk kuralı ile çekişmesi halinde dahi Anayasa’nın 90. Maddesi gereğince uluslararası sözleşmeye öncelik verilmelidir. (Yargıtay HGK 2011/21-4130 E, 2011/512 K
Türkiye ile yapılan sosyal güvenlik sözleşmeleri kapsamında, yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihinin Türkiye’deki ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilebildiği başlıca ülkeler şunlardır:
| Ülke Grubu | Sigorta Başlangıcının Türkiye’de Kabul Edilebildiği Başlıca Ülkeler |
|---|---|
| Avrupa Ülkeleri | Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Belçika, Bosna-Hersek, Çekya, Fransa, Gürcistan, Hırvatistan, Hollanda, İsviçre, İtalya, Kuzey Makedonya, Lüksemburg, Slovakya |
| Diğer Ülkeler | Azerbaycan, İran, Kanada, Kebek (Kanada), KKTC, Kore Cumhuriyeti, Tunus |
* Belçika’da 01.09.2018, KKTC’de 01.10.2020 tarihinden sonra ilk defa çalışmaya başlayanlar bakımından, bu ülkelerdeki çalışma başlangıcı Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmemektedir. Önceki dönemlere ilişkin özel geçiş hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.
Not: Bu liste, Türkiye’nin tüm sosyal güvenlik sözleşmesi yaptığı ülkelerin listesi değil; yabancı ülkedeki ilk çalışmaya başlama tarihinin Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilebildiği ülkelerin özel listesidir.
Yurt dışındaki ilk sigortalılık tarihinin Türkiye’deki sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilip edilmeyeceği, yalnızca çalışılan ülkenin Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunup bulunmadığına bakılarak belirlenemez. İlgili sözleşmenin başlangıç tarihine ilişkin özel hükmü, sözleşmenin yürürlük tarihi ve kişinin sigortalılık kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.
Yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihinin Türkiye’deki sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğini düşünen kişinin öncelikle yurt dışındaki sigortalılık durumunu gösteren belgeleri temin etmesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na yazılı olarak başvurması gerekir.
Başvuru sürecinde yalnızca yurt dışındaki çalışma tarihinin belgelenmesi yeterli değildir. İlgili ülke ile Türkiye arasında yürürlükte bulunan sosyal güvenlik sözleşmesinin hükümleri de incelenerek, yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihinin Türkiye’deki ilk işe giriş tarihine etkisi ortaya konulmalıdır.
Öncelikle kişinin yabancı ülkedeki sigortalılık başlangıcını ve çalışma sürelerini gösteren resmi belgeleri temin etmesi gerekir.
Sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülkelerde, ilgili ülkenin sosyal güvenlik kurumundan alınan sigortalılık sürelerini gösteren belgeler veya Türkiye’nin ilgili ülkedeki büyükelçilik, başkonsolosluk, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirliği ya da ataşeliklerinden alınan hizmet belgeleri kullanılabilir. Yabancı dilde düzenlenen belgelerin, SGK’nın belirlediği usule uygun şekilde tercüme edilmesi de gerekebilir.
Özellikle ilk sigortalılık tarihinin açıkça görüldüğü resmi belgenin dosyaya eklenmesi önemlidir.
Temin edilen belgeler üzerinden kişinin yabancı ülkede ilk defa hangi tarihte sigortalı olduğu belirlenmelidir.
Burada yalnızca çalışma başlangıç tarihine değil, kişinin hangi tarihte ilgili ülkenin sosyal güvenlik sistemine tabi olduğuna bakılması gerekir. Çünkü bazı sosyal güvenlik sözleşmeleri bakımından Türkiye’deki sigortalılık başlangıcının belirlenmesinde yabancı ülke sigorta sistemine ilk tabi olunan tarih esas alınabilmektedir.
Bu nedenle yabancı ülkedeki işe giriş tarihi ile sosyal güvenlik mevzuatı bakımından sigortalılığın başlangıç tarihi arasında farklılık bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.
Bu aşama, uyuşmazlığın hukuki açıdan en önemli bölümüdür.
Türkiye ile ilgili ülke arasında sosyal güvenlik sözleşmesi bulunması tek başına yeterli değildir. Sözleşmenin, yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihinin Türkiye’deki ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmesine ilişkin özel bir hüküm içerip içermediği incelenmelidir.
Ayrıca sözleşmenin yürürlük tarihi ve varsa geçiş hükümleri dikkate alınmalıdır. Özellikle Belçika ve KKTC bakımından olduğu gibi bazı ülkelerde belirli tarihlerden sonra başlayan sigortalılıklar açısından farklı uygulamalar söz konusu olabilir.
Bu nedenle başvuruda yalnızca “yurt dışında çalıştım” denilmesi yerine, ilgili sosyal güvenlik sözleşmesinin somut hükmüne dayanılması başvurunun hukuki niteliğini güçlendirir.
Yabancı ülkedeki sigortalılık başlangıcının Türkiye’de de geçerli olduğunun tespiti için SGK’ya yazılı başvuruda bulunulması gerekir.
Başvuruda;
yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihi,
bu tarihi gösteren resmi belgeler,
Türkiye’deki mevcut sigortalılık başlangıcı,
ilgili sosyal güvenlik sözleşmesinin uygulanması gerektiği,
yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihinin Türkiye’deki ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmesi talebi
açıkça belirtilmelidir.
Başvurunun mümkün olduğunca somut tarih, belge ve hukuki dayanaklara dayandırılması önemlidir.
SGK’nın yurt dışı borçlanması işlemlerine ilişkin güncel açıklamasında da yurt dışı sürelerinin değerlendirilmesi için yazılı istekte bulunulması ve ilgili belgelerin Kuruma ibraz edilmesi gerektiği belirtilmektedir.
SGK başvuruyu kabul ederek yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihini Türkiye’deki sigortalılık başlangıcı olarak kabul edebilir veya talebi reddedebilir.
Talebin reddedilmesi halinde, SGK’nın hangi gerekçeyle olumsuz işlem tesis ettiği dikkatle incelenmelidir.
Örneğin Kurum;
yabancı ülkedeki sigortalılık başlangıcının yeterince belgelenmediğini,
ilgili sosyal güvenlik sözleşmesinin bu yönde bir hüküm içermediğini,
sözleşmenin ilgili kişi bakımından uygulanamayacağını,
sözleşmenin yürürlük tarihinin dikkate alınması gerektiğini
ileri sürebilir.
Bu nedenle dava açılması düşünülüyorsa, SGK’nın ret gerekçesi ile ilgili sosyal güvenlik sözleşmesinin hükmünün birlikte değerlendirilmesi gerekir.
SGK’nın yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihini Türkiye’deki sigortalılık başlangıcı olarak kabul etmemesi halinde, somut olayın özelliklerine göre yargı yoluna başvurulması gündeme gelebilir. Bu konu aşağıda daha ayrıca incelenecektir.
Yabancı ülkedeki sigortalılık başlangıcının Türkiye’de kabul edilmesi için izlenebilecek temel yol şu şekilde özetlenebilir:
Yabancı ülke sigorta kaydının temini → İlk sigortalılık tarihinin belirlenmesi → İlgili sosyal güvenlik sözleşmesinin incelenmesi → SGK’ya yazılı başvuru → SGK işleminin değerlendirilmesi → Gerekirse yargı yoluna başvurulması
Önemli Not: Yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihinin Türkiye’deki sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesi ile 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı sürelerinin borçlanılması aynı hukuki işlem değildir. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce, somut olayda başlangıç tarihinin sözleşme hükmünden mi yoksa yurt dışı borçlanmasının sigortalılık başlangıcına etkisinden mi kaynaklandığı belirlenmelidir.
Uygulama Örneği:
Bu makalede açıklanan hukuki esasların yargı kararlarına nasıl yansıdığını ve büromuz tarafından takip edilen emsal davanın sonuçlarını incelemek için [Yurtdışı Sigortalılık Başlangıç Tarihi Mahkeme Kararı Analizi] başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.
SGK’nın yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihini Türkiye’deki sigortalılık başlangıcı olarak kabul etmemesi, uyuşmazlığın sona erdiği anlamına gelmez. Ancak bundan sonra izlenecek yol, SGK’nın hangi gerekçeyle ret kararı verdiğine, talebin hangi hukuki düzenlemeye dayandığına ve Kurum tarafından tesis edilen işlemin niteliğine göre belirlenmelidir.
Bu nedenle SGK’nın olumsuz cevabı alındığında doğrudan dava açmak veya mutlaka yeniden başvuru yapmak şeklinde tek tip bir yol bulunduğu söylenemez. Somut olayın hukuki özellikleri değerlendirilmelidir.
Öncelikle SGK’nın başvuruyu neden reddettiği belirlenmelidir. Ret gerekçesi, sonraki hukuki sürecin nasıl yürütüleceği bakımından önem taşır.
Örneğin SGK;
Bu nedenle ret yazısının gerekçesi görülmeden davanın hukuki dayanağının belirlenmesi doğru değildir.
SGK’nın olumsuz cevabı üzerine her durumda yeniden başvuru yapılması gerektiği şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Yeniden başvurunun gerekip gerekmediği; önceki başvurunun içeriğine, sunulan belgelerin yeterliliğine, SGK’nın verdiği cevabın niteliğine ve uyuşmazlığın hangi hukuki hakkın tespitine ilişkin olduğuna göre değerlendirilmelidir.
Örneğin ilk başvuruda yabancı ülke sigorta başlangıcını gösteren belge sunulmamışsa veya ilgili sosyal güvenlik sözleşmesinin uygulanmasını gerektiren hususlar ortaya konulmamışsa, eksikliklerin tamamlanması amacıyla yeniden başvuru yapılması somut olay bakımından yararlı olabilir.
Buna karşılık, SGK’nın açık ve gerekçeli bir şekilde talebi reddettiği ve uyuşmazlığın yargı yoluyla çözülmesinin gerektiği durumlarda, yeniden başvurunun dava açmanın zorunlu bir ön aşaması olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Uyuşmazlığın SGK’nın sigortalılık başlangıcına ilişkin işlemi veya bu konudaki tespit talebinin reddinden kaynaklanması halinde, somut olayın niteliğine göre iş mahkemesinde dava açılması gündeme gelebilir.
Davada temel olarak, yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihinin Türkiye’deki ilk sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesini gerektiren hukuki neden ortaya konulmalıdır.
Bu kapsamda;
yabancı ülke sigorta kayıtları + ilgili sosyal güvenlik sözleşmesi + sözleşmenin yürürlük ve geçiş hükümleri + Türkiye’deki sigortalılık kayıtları + SGK’nın ret işlemi
birlikte değerlendirilir.
Özellikle uyuşmazlık sosyal güvenlik sözleşmesindeki özel bir hükme dayanıyorsa, davanın yalnızca 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılan yurt dışı borçlanmasına dayandırılması yeterli olmayabilir. Sözleşmenin ilgili maddesinin neden uygulanması gerektiğinin ayrıca açıklanması gerekir.
Yabancı ülkedeki sigortalılık başlangıcının Türkiye’de de geçerli olduğunun ileri sürüldüğü davalarda, iddianın yalnızca tanık anlatımları veya genel çalışma belgeleriyle bırakılmaması; mümkün olduğunca resmi sosyal güvenlik kayıtlarıyla desteklenmesi önemlidir.
Özellikle şu belgeler önem taşır:
Belgelerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Yabancı ülkede çalışılmış olması tek başına, yabancı ülkedeki ilk işe giriş tarihinin Türkiye’de otomatik olarak sigortalılık başlangıcı kabul edileceği anlamına gelmez.
Dava açılmadan önce öncelikle şu soruların cevaplandırılması gerekir.
Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca “yurt dışında ilk sigorta girişim var” gerekçesiyle dava açılması doğru bir yaklaşım olmayabilir.
Özellikle dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Yurt dışındaki ilk sigortalılık tarihinin Türkiye’de başlangıç olarak kabul edilmesi ile 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı sürelerinin borçlanılması sonucunda sigortalılık başlangıcının geriye götürülmesi birbirinden farklı hukuki mekanizmalardır. Dava stratejisi belirlenirken hangi mekanizmanın söz konusu olduğu öncelikle ortaya konulmalıdır.
Somut olay bakımından genel yol şu şekilde özetlenebilir:
Yabancı ülke kayıtlarının incelenmesi → Sosyal güvenlik sözleşmesinin değerlendirilmesi → SGK başvurusu → SGK işleminin/ret gerekçesinin incelenmesi → Somut olaya göre yeniden başvuru veya yargı yolunun değerlendirilmesi → Gerekirse İş Mahkemesinde dava
Bu nedenle SGK’nın ret kararıyla karşılaşan kişinin, ret gerekçesini ve yabancı ülke sigortalılık kayıtlarını birlikte değerlendirerek hangi hukuki dayanağa göre hareket edeceğini belirlemesi önemlidir.
Türkiye’nin birçok ülke ile Sosyal Güvenlik anlaşması bulunmaktadır. Bu ülkeler şunlardır.
İngiltere:
01.11.1961 Türkiye Cumhuriyeti İle İngiltere Arasında Sosyal Güvenlik Hakkında Sözleşme
Almanya:
01.11.1965 Türkiye Cumhuriyeti İle Federal Almanya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Hakkında Sözleşme
Hollanda :
01.02.1968 Türkiye Cumhuriyeti İle Hollanda Krallığı Arasında Sosyal Güvenlik Hakkında Sözleşme
Belçika :
01.05.1968 Türkiye Cumhuriyeti İle Belçika Krallığı Arasında Sosyal Güvenlik Hakkında Genel Sözleşme
Avusturya :
01.10.1969 Türkiye Cumhuriyeti İle Avusturya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Hakkında Anlaşma
İsviçre :
01.01.1972 Türkiye Cumhuriyeti İle İsviçre Arasındaki Sosyal Güvenlik Hakkında Sözleşme
İsveç :
01.05.1981 Türkiye Cumhuriyeti İle İsveç Krallığı Arasındaki Sosyal Güvenlik Hakkında Sözleşme
Fransa :
01.08.1973 Türkiye Cumhuriyeti İle Fransa Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Konusunda Genel Sözleşme
Norveç :
01.06.1981 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Norveç Krallığı Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi
Libya :
01.09.1985 Türkiye Cumhuriyeti Hük. İle Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi Arasında Sosyal Güv. Söz.
Kuzey Kıbrıs :
01.12.1988 Türkiye Cumhuriyeti İle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşması
Bulgaristan :
Makedonya :
01.07.2000 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Makedonya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi
Azerbaycan :
09.08.2001 Türkiye Cumhuriyeti İle Azerbaycan Arasında Sosyal Güvenlik Hakkında Anlaşma
Romanya :
01.03.2003 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Romanya Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi
Gürcistan :
20.11.2003 Türkiye Cumhuriyeti İle Gürcistan Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi
Danimarka :
01.12.2003 Türkiye Cumhuriyeti İle Danimarka Krallığı Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi
Bosna-Hersek :
01.09.2004 Türkiye Cumhuriyeti İle Bosna-Hersek Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi
Çek Cumhuriyeti :
01.01.2005 Türkiye Cumhuriyeti İle Çek Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi
Kebek :
01.01.2005 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Kebek Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik Kn. Mutabakat
Kanada :
01.01.2005 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Kanada Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşması
Arnavutluk :
01.02.2005 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Arnavutluk Cumhuriyeti Hük. Arasında Sosyal Güvenlik söz.
Lüksemburg :
01.06.2006 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Lüksemburg Büyük Dükaliği Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi
Hırvatistan :
01.06.2012 Türkiye Cumhuriyeti ile Hırvatistan Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi
Yurt dışı borçlanmasında genel kural, borçlanılan sürenin Türkiye’deki başlangıcı geriye çekmesi olsa da, Fransa’da çalışan vatandaşlarımız için çok daha avantajlı bir hukuki durum mevcuttur.
Borçlanma Şartı Aranmaksızın Başlangıç Tescili Türkiye ile Fransa arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi’nin 30/1. maddesi; Fransa’daki sigorta rejimine ilk tabi olunan tarihin, Türkiye’de de malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilk defa tabi olunan tarih olarak kabul edileceğini hüküm altına almıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (E. 2015/76, K. 2016/482, T. 06.04.2016) yerleşik içtihadına göre;
Fransa’daki sigorta başlangıcının Türkiye’de de başlangıç sayılması için herhangi bir borçlanma işlemi (ödeme) yapılmasına gerek yoktur.
Bu durum, vatandaşlarımızın yüksek borçlanma maliyetlerine katlanmadan, sadece Fransa’daki çalışma başlangıçlarını tescil ettirerek Türkiye’de çok daha erken yaşta emeklilik hakkı kazanmalarının önünü açmaktadır.
Önemli Hatırlatma: Her ne kadar bu hak yasal ve yargısal olarak sabit olsa da, SGK kendiliğinden uygulama yapmaz. Resmi hizmet dökümleriyle birlikte Kuruma yazılı bir başvuruda bulunulması gerekir.
Hayır. Yurt dışındaki ilk sigorta veya çalışma tarihinin Türkiye’deki ilk sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesi otomatik bir sonuç değildir. Bunun için ilgili ülke ile Türkiye arasındaki sosyal güvenlik sözleşmesinin hükümleri, sözleşmenin yürürlük tarihi ve varsa özel geçiş hükümleri incelenmelidir. Ayrıca 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılan yurt dışı borçlanmasının başlangıç tarihine etkisi, yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihinin sözleşme uyarınca Türkiye’de başlangıç kabul edilmesinden ayrı bir hukuki mekanizmadır.
Evet, belirli koşullarda geriye çekebilir. 3201 sayılı Kanun kapsamında, Türkiye’deki sigortalılık başlangıcından önceki yurt dışı sürelerinin borçlanılması halinde, sigortalılığın başlangıcı borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Bu nedenle borçlanma ile başlangıç tarihinin geriye çekilmesi ile yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihinin doğrudan Türkiye’de başlangıç kabul edilmesi birbirinden ayrılmalıdır.
Hayır. Türkiye’nin bir ülkeyle sosyal güvenlik sözleşmesi yapmış olması, o ülkedeki ilk sigortalılık tarihinin her durumda Türkiye’deki ilk işe giriş tarihi olarak kabul edileceği anlamına gelmez. İlgili sözleşmede bu sonucu doğuran özel bir hüküm bulunup bulunmadığı ve sözleşmenin somut olaya uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca incelenmelidir.
Fransa bakımından özel bir sözleşme hükmü bulunmaktadır. Türkiye-Fransa Sosyal Güvenlik Sözleşmesi’nin ilgili hükümleri ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik yaklaşımı çerçevesinde, Fransa’daki sigorta rejimine ilk tabi olunan tarihin Türkiye’deki sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesi mümkündür. Bu değerlendirmede somut olayın sözleşme kapsamına girip girmediği ve gerekli belgelerin bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
Belçika bakımından özel tarih hükümleri bulunmaktadır. 01.09.2018 tarihinden sonra ilk defa çalışmaya başlayanlar bakımından Belçika’daki çalışma başlangıcının Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmesine ilişkin uygulama farklıdır. Bu nedenle Belçika sigorta başlangıcının Türkiye’de dikkate alınıp alınamayacağı belirlenirken, kişinin ilk sigortalılık tarihi ile ilgili sözleşme ve geçiş hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
KKTC bakımından da özel tarih hükümleri bulunmaktadır. 01.10.2020 tarihinden sonra ilk defa çalışmaya başlayanlar açısından KKTC’deki çalışma başlangıcının Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmesine ilişkin farklı bir uygulama söz konusudur. Bu nedenle kişinin sigortalılık başlangıç tarihi ve ilgili dönem bakımından yürürlükte bulunan hükümler ayrıca incelenmelidir.
Öncelikle SGK’nın ret gerekçesi incelenmelidir. Ret işleminin hangi hukuki nedene dayandığı, yabancı ülke sigortalılık kayıtlarının yeterli olup olmadığı ve ilgili sosyal güvenlik sözleşmesinin uygulanıp uygulanamayacağı belirlenmelidir. Somut olayın özelliklerine göre yeniden başvuru yapılması veya yargı yoluna başvurulması gündeme gelebilir. Hangi yolun izleneceği, SGK işleminin ve uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre değerlendirilmelidir.
Özellikle yabancı ülke sosyal güvenlik kurumundan alınan hizmet veya sigortalılık belgesi, ilk sigortalılık tarihini gösteren resmi kayıtlar, Türkiye’deki sigortalılık kayıtları ve ilgili sosyal güvenlik sözleşmesinin uygulanmasını gerektiren belgeler önem taşır. SGK, sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülkelerdeki sürelerin borçlandırılması bakımından ilgili ülke sigorta kurumlarınca düzenlenen sigortalılık sürelerini gösteren belgelerin ibrazını öngörmektedir.
Evet. Türkiye’nin usulüne uygun olarak yürürlüğe koyduğu milletlerarası andlaşmalar Anayasa’nın 90. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kanun hükmündedir. Bununla birlikte Anayasa m.90/5’in ikinci cümlesindeki özel öncelik kuralı, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalar ile kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi halinde uygulanır ve bu durumda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır. Bu nedenle sosyal güvenlik sözleşmesinin somut uyuşmazlıkta nasıl uygulanacağı, sözleşmenin kendi hükümleri ve Anayasa’nın 90. maddesi birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.
SGK’nın talebi kabul etmemesi halinde, somut olayın niteliğine göre yargı yoluna başvurulması mümkündür. Ancak dava açılmadan önce yabancı ülkedeki ilk sigortalılık tarihinin resmi belgelerle ortaya konulması, ilgili sosyal güvenlik sözleşmesinin incelenmesi, SGK işleminin hukuki niteliğinin belirlenmesi ve uyuşmazlık bakımından uygulanacak usul kurallarının değerlendirilmesi gerekir. Özellikle 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanmadan doğan başlangıç değişikliği ile sosyal güvenlik sözleşmesinden doğan başlangıç kabulünün birbirinden ayrılması dava stratejisi bakımından önemlidir.
Yazar Hakkında:
Av. Hüseyin Demirbaş, Bursa Barosu’na kayıtlı bir avukattır. Bu yazı, yurtdışı borçlanması ve yabancı ülke sigorta başlangıçlarının Türkiye’deki emeklilik haklarına etkisi konusunda mevzuat, SGK uygulamaları ve yüksek mahkeme kararları esas alınarak hazırlanmıştır.
22 Comments
Romanya da RTL3 türü sigortalı gözükeceğim.Romanya da RTL3 türü sigortamdan Türkiyede ki ailemin faydalanabilirmi ve emekliliğim için Türkiyede ki sigorta günlerime ekleyebilirmiyim.
Teşekkürler
sa 1990 Arnavutluk SGK girişim var Türkiye girişim 2008 ve hâlâ devam ediyor SGK Türkiye emekli ne zaman emekli olabilirim tşk
İbrahim Ayhan 2003/2006 tarihleri nde kkct de 3 yıl çalıstım ama 330 gün ssklı çalıştım diyer günlerim pasaport giriş çıkışları yeterlimi
Anlaşmalı olunmayan ülkelerde çalışanların sigorta durumu nasıl olacak? İşe giriş tarihine etki eder mi?TR’de 21 Ekim 1999’da sigorta girişi olan eşim daha öncesinde 3 yıl Tacikistan ‘da çalıştı. 1996 Eylül ‘den 1999 Eylül’e kadar. Yeni yasa 8Eylul 1999’dan öncesini kapsıyor. Yurt dışı borçlanmasını Eylül 96 dan itibaren iki aylık yapsak sigorta girişi öne çeker mi?
Merhaba 2001 2009 yillari arasinda hollandada calistim bu calisma suremi turkiyeye aktarip eyt den faydalanabiliyormuyum
Yurtdışı borçlanma yapabilirisiniz. Ama bu sizi EYT kapsamına sokmaz
bende rusya.kazakistan .özbekistanda çalıştım bu ülkeleri kapsiyormu
Arsbistan neden yok en fazls türk işçi Almanya vede arabistandir hsksizliktir
Merhabalar, ben 1990-2003 tarihi arasında Hollanda’da çalıştım. Şu an Türkiye’de yaşıyorum. Size sorum; bu yıllar arasında ödemiş olduğum primlerini iade alabilir miyim? Ya da 55 yaş emeklilikten faydalana biliyor muyum? Şuan 57 yaşındayım. Selamlar
slm ben Almanyada 1992-2002 arasinda calistim 1992 de 18 yasindaydim dogum tarihim 01.05.1974 almanyadaki primlerimi nakit olarak aldim. Türkiye girisim mayis 2008 ve 4600 günüm var Türkiyede .Ben 1992 Türkiyede girisli olmam icin 1 ay Borclanir emekli olabilirmiyim kac gün prim olmasi gerekiyor ve kac yasinda emekli olabilirim.
Merhaba benim size bir sorum olacaktı.
02.09.1991 Almanya ise başlama tarihim.
Ancak yurtdisi borclanmasini Türkiye’ye geldikten ve SSK’lı işe başladıktan sonra (2000 günüm çıktı), yarısını 2008’de yatırdım. Sonra ssk li olarak devam ettim çalışmaya. Şu anda 2400 toplam ödenmiş günüm var gözüken (197 askerlik borçlanması yaptım ve 2008 de yatirdim), dahil.
2013 ile 2017 yıllarını BAE’ de çalıştım.
2400 ödenmiş gün
1000 yarım kalan YDB borç ödenecek,
1440 BAE ( hiç bir işlem yapmadım)
4840 günüm olabiliyor, ancak yurtdisi borçlanma kanunu değişti ve SSK bagkura geçti, diyorlar.
Bu durumda ben 1440 günü yatirayim mi? Yada kaç gün yatirayim ,
Yada çıkan kanunla ben nasıl yararlanabilirim.
Teşekkürler
Merabalar. benim bi sorum olacaktı,2005 hizmet tarihim, 1999/2 tertip askerlik yaptım. 2001 şubat ayını ilk haftası Arabistana çalışmaya gittim. Arabistanla sgk anlaşması yokmuş acaba arabistan ve askerlik borcumu ödersem hizmet tarihini ne kadar geriye çekebilirim buarada prim günüm 4493 yardımcı olursanız sevinirim.
merhabalar Necati bey, neredeyse günlerimiz ve askerlik tarihlerim yakın ben 94 yılında Arabistana gittim sizler sorunuza cevap alabildiniz mi?
hayır alamadım siz aldıysanız haber edermisiniz
Türk orjinli Romanya’da kurulan tır firmasında şoför olarak Avrupa ülkelerinde çalıştım buradaki sigorta süremi (günlerimi)Türkiye skk aktarabilir miyim
Merhaba almanyada 1995 de meslek olarak başlamiş olan sigortam var . 1978 doğumluyum . EYT den yararlanabiliyormuyum
Cevaplarsanız sevinirim
Teşekkürler
Merhaba! 2000 yılı 10 uncu aydan sonra sigorta girim var sadece 22 gün pirim var. 2001 yılından beri japonyada çalışıyorum. Ne yapmalıyım ve geriye dönük ödeme yaparsam ne kadar ödemem gerekir ? Saygılar.
merhabalar ben almanayad 1994 yılında sigortalı calışmaya başladım 2000 yılından beri türkiyede yaşamaktayım şimdi o prim günlerimi türkiyeye getirtirsem EYT den faydalanabiliyormuyum
Sigortalılık başlangıç tarihi, Almanyada çalışmaya başladığınız tarihe göre Eylül 1999 öncesine çekilebiliyorsa olursunuz. Detaylı bilgi için https://demirbas.av.tr/iletisim/ arayabilirsiniz.
30 11 1997 tarihinde İsrail devleti’ne gittim
12 06 2002 tarihinde geldim
12 07 2002 tarihinde askere gittim
03 08 2004 yılında sigorta başlangıcım var
Bu duruma göre ben emekli olabilir miyim şu an prim gün sayım 7000 gün
Gürcistan bayraklı gemide 2000 yılında işe başladım bunu sgk da sigorta girişi olarak saydırabilirmiyim.
merhabalar ben ırakta 1996 ile 1998 arası doktor olarak çalıştım. 2014 yılında Türkiye de yabancı doktor olarak çalıştıktan sonra 2020 yılında türkvatandaşlına geçtim. sorum oki 1996 da vatandaş olamdan önceki çalışma süresini borcalnabilir miyim , teşekkürler