• +90 224 272 19 09
  • +90 542 120 86 16
  • info@demirbas.av.tr
bursa avukat logo 2bursa avukat logo 2bursa avukat logo 2bursa avukat logo 2
  • Ana Sayfa
  • Kurumsal
    • Hukuk Büromuz
    • Vekalet Bilgileri
  • Hizmetler
    • Şirketler Hukuku ve Ticari Davalar
    • Sınai Mülkiyet Hukuku ve Marka Patent Tasarım Davaları
    • Bireysel ve Toplu İş Hukuku Davaları
    • Gayrimenkul, İnşaat ve Kira Davaları
    • Boşanma Avukatı
    • Tazminat Hukuku ve Tazminat Davaları
    • Bursa Miras Avukatı
    • Bursa Ceza Avukatı
    • İdare Hukuku ve İdari Davalar
    • Vergi ve Sosyal Güvenlik Hukuku
    • İcra Hukuku, İcra Takipleri ve İcra Davaları
    • Bilişim Hukuku Davaları
    • Tüketici Hukuku ve Tüketici Davaları
  • Blog
  • İletişim
Kira Sözleşmelerinde Hükümsüzlük Geçersizlik ve İptal Halleri
2 Ocak 2026
Apartman ve Site Yönetimi Dava ve İcra Takibi Açabilir mi?
14 Ocak 2026

Boşanmada Barışma Girişimi Af Sayılır Mı

Başlıklar

Toggle
  • Boşanma Davalarında Af, Hoşgörü ve Barışma Girişimi Ayrımı: Bir Yargıtay Kararı İncelemesi 
    • 1. Boşanma Hukukunda “Af” ve “Hoşgörü” Kavramları
      • Af Nedir?
      • Hoşgörü Nedir?
      • Af ve Hoşgörü Sayılan Yaygın Davranışlar
      • Hukuki Sonucu
    • 2. Barışma Girişimi Affetme Sayılır Mı?
      • Barışma Girişimi Nedir?
      • Neler Barışma Girişimidir? (Af Sayılmaz)
      • Temel Farklar Tablosu
    • 3. Karar İncelemesi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4872 K. 2025/2836
      • Dava Konusu Olayın Özeti
      • 3.1. Yargıtay’ın Bozma Gerekçeleri ve Hukuki Yorum
        • 3.1.1 Mesajların Hukuki Niteliği (Barışma Girişimi vs. Af)
        • 3.1.2. Terk Hukuki Sebebi ile “Fiili Ayrılık” Ayrımı
        • 3.1.3. Tazminat Miktarlarının Yetersizliği
    • 4. Sonuç ve Öneriler
    • Boşanmada Barışma Girişimi Af Sayılır Mı?
      • İlgili Yazılar:

Boşanma Davalarında Af, Hoşgörü ve Barışma Girişimi Ayrımı: Bir Yargıtay Kararı İncelemesi 

 

Boşanma süreci, sadece kanun maddelerinin uygulandığı teknik bir alan değil; eşlerin duygusal reflekslerinin ve evliliği kurtarma çabalarının da hukuki sonuçlar doğurabildiği canlı bir süreçtir. Türk Medeni Kanunu çekişmeli boşanma davalarında kusuru esas alsa da, kusurun diğer eş tarafından nasıl karşılandığı da sonuca etki eder.  Zira hukukta kusurun varlığı kadar, o kusura verilen tepki de önemlidir.

Kusurlu eylemin mağdur eş tarafından karşılanma biçimlerinden ikisi olan affetme ve hoşgörüyle karşılama; kusurun hukuki varlığını devam ettiresini ve dolayısıyla davanın sonucunu doğrudan etkilemektedir. Özellikle eşlerden birinin evliliği kurtarmak için attığı adımların mahkemelerce “affetme” olarak nitelendirilmesi, kusurlu eşin “kusursuz” hale gelmesine ve davanın reddedilmesine yol açabilir. Kusurlu eyleme maruz kalan mağdur eşin bu eyleme verebileceği bir diğer tepki de “barışma girişimidir”. Ancak Yargıtay’ın güncel içtihatları, barışma girişimlerini aftan kesin çizgilerle ayırmaktadır.

Bu makalede, boşanma hukukunda af ve hoşgörü kavramlarını derinlemesine inceleyecek, “barışma girişimi” ile arasındaki ince farkı açıklayacak ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 18.03.2025 tarihli, E. 2024/4872 K. 2025/2836 sayılı emsal kararını analiz edeceğiz.

1. Boşanma Hukukunda “Af” ve “Hoşgörü” Kavramları

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166. maddesi uyarınca açılan boşanma davalarında, davacının davalının kusurunu ispatlaması gerekir. Ancak hukukumuzda geçerli olan temel bir ilke vardır: “Affeden tarafın dava hakkı yoktur.” (TMK m. 161/3, m. 162/3 kıyasen).

Af Nedir?

Af, eşlerden birinin, diğer eşin evlilik birliğini sarsan kusurlu davranışlarını bildiği halde, evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyarak bu kusurları hukuken “yok hükmünde” saymasıdır. Af, açık (sözlü veya yazılı beyanla) olabileceği gibi örtülü (davranışlarla) de olabilir.

Bir davranışın af sayılabilmesi için şu şartların oluşması gerekir:

  • Kusurlu eylemin gerçekleşmiş ve diğer eş tarafından biliniyor olması.
  • Mağdur eşin, özgür iradesiyle bu olaydan sonra evliliği sürdürme yönünde bir irade beyan etmesi veya eylemde bulunması.

Hoşgörü Nedir?

Hoşgörü ise, süreklilik arz eden veya anlık gelişen olaylar karşısında eşin ses çıkarmaması, tepki göstermemesi veya olayı sineye çekmesi durumudur. Yargıtay pratiğinde hoşgörü ile karşılanan olaylar da af kapsamında değerlendirilir ve boşanma gerekçesi yapılamaz.

Af ve Hoşgörü Sayılan Yaygın Davranışlar

Yargıtay içtihatlarına göre aşağıdaki durumlar genellikle af veya hoşgörü olarak kabul edilir ve bu olaylara dayanılarak boşanma kararı verilemez:

  1. Cinsel İlişki: Olaylardan sonra tarafların rızayla cinsel ilişkiye girmesi.
  2. Aynı Evde Yaşamaya Devam Etmek: Zorunluluk hali (ekonomik imkansızlıklar, sığınacak yerin olmaması vb.) dışında, olaylardan sonra uzun süre aynı yastığa baş koymak.
  3. Sosyal Paylaşımlar: Şiddet veya hakaret olayından sonra eşle mutlu fotoğraflar paylaşmak, “canım kocam/karım” gibi hitaplarda bulunmak.
  4. Tatil Yapmak: Dava açmadan hemen önce veya olaylardan sonra birlikte tatile gitmek.
  5. Şikayetten Vazgeçme: Ceza davasında veya soruşturmasında eş hakkındaki şikayetten “evliliğin devamı adına” kayıtsız şartsız vazgeçmek.

Hukuki Sonucu

Eğer mahkeme bir davranışı “af” olarak nitelerse, o kusur artık boşanma sebebi sayılamaz. Örneğin, eşiniz size hakaret etti, siz de onu affettiniz. Altı ay sonra bir boşanma davası açtığınızda, artık o affedilen hakareti “kusur” olarak öne süremezsiniz.

Boşanma hukukunda hangi davranışların kesin olarak ‘af’ sayıldığına, Yargıtay ve İstinaf mahkemelerinin ‘feragat’, ‘birlikte tatile gitme’ veya ‘aynı evde yaşama’ gibi durumlara geçmişte nasıl yaklaştığına dair daha geniş bir perspektif kazanmak isteyebilirsiniz. Bu konuda daha önce kaleme aldığımız ve çok sayıda emsal kararı içeren Boşanma Davalarında Affetme ve Hoşgörüyle Karşılama başlıklı makalemizi incelemenizi öneririz. O yazımızda yer alan temel ilkeler ve somut örnekler, aşağıda detaylandıracağımız yeni tarihli Yargıtay kararındaki ‘barışma girişimi’ ayrımının hayati önemini daha iyi kavramanıza yardımcı olacaktır.

2. Barışma Girişimi Affetme Sayılır Mı?

Boşanma davalarında en sık yapılan hatalardan biri, evliliği kurtarmak için atılan son adımların “af” zannedilmesidir. Oysa hukuk mantığında bir eylemin af sayılabilmesi için, sonucun hasıl olması veya iradenin herhangi bir kayıt ve şarta bağlı olmaması  gerekir.

Barışma Girişimi Nedir?

Barışma girişimi, evlilik birliği sarsılmış olan eşlerden birinin, iyi niyetle evliliği kurtarmak, sorunları çözmek veya çocukların hatırına bir şans daha vermek amacıyla iletişime geçmesidir. Bu bir “teklif” niteliğindedir.

Hukuki sonucu şudur: “Barışma teklifi, karşı tarafça kabul edilirse af gerçekleşmiş olur. Kabul edilmezse, teklif hükümsüz kalır ve af gerçekleşmez.”

Neler Barışma Girişimidir? (Af Sayılmaz)

  • “Gel Konuşalım” Mesajları: Eşe sorunları çözmek için görüşme talep eden mesajlar atmak.
  • Arabulucu Göndermek: Aile büyüklerini araya sokarak barışmayı denemek.
  • Deneme Süreci: “Bir süre ayrı yaşayalım, sonra tekrar deneyelim” gibi teklifler.
  • Çocuklar İçin Görüşme: Sadece çocukların psikolojisi için bir araya gelmek ancak evlilik birliğini fiilen başlatmamak.

Temel Farklar Tablosu

ÖzellikAf / HoşgörüBarışma Girişimi
NiteliğiKesin bir iradeyi yansıtır.Bir teklif veya süreçtir.
SonucuGeçmiş kusurları siler.Karşı taraf reddederse kusurları silmez.
Şarta BağlılıkGenellikle şartsızdır.Karşı tarafın kabulüne bağlıdır.
Dava EtkisiOlaylara dayalı boşanmayı engeller.Kusur isnadına engel değildir.

Yargıtay, eşlerin evliliği kurtarma çabalarının cezalandırılmaması gerektiği görüşündedir. Eğer her “barışalım” mesajı af sayılsaydı, kimse evliliğini kurtarmak için adım atamaz, doğrudan boşanma yoluna giderdi. Bu da ailenin korunması ilkesine aykırıdır.

Boşanmada Barışma Girişimi Af Sayılır Mı 2

3. Karar İncelemesi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4872 K. 2025/2836

Aşağıda metnini incelediğimiz Yargıtay kararı, tam olarak “barışma girişimi” ile “af” arasındaki bu ince çizgiye odaklanmaktadır.

Dava Konusu Olayın Özeti

  • Taraflar, Karşılıklı boşanma davası açılmıştır.
  • İlk Derece Mahkemesi (Yerel Mahkeme): Kadının gönderdiği mesajları “af ve hoşgörü” kapsamında değerlendirmiştir. Mahkeme, “Kadın mesaj attı, demek ki kocasının geçmişteki hakaretlerini ve şiddetini affetti. Bu yüzden erkeğe bu kusurları yükleyemeyiz” mantığıyla hareket etmiştir. Sadece erkeğin evi terk etmesi/birlikte yaşamaktan kaçınması üzerinden erkeği kusurlu bulmuştur.
  • Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf): Tazminat miktarlarını değiştirmiş ancak kusur belirlemesindeki bu hatayı tam olarak düzeltmemiştir.
  • Temyiz Aşaması: Kadın vekili, kusur belirlemesine ve tazminat miktarlarına itiraz etmiştir.

3.1. Yargıtay’ın Bozma Gerekçeleri ve Hukuki Yorum

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını çok kritik iki noktada bozmuştur:

3.1.1 Mesajların Hukuki Niteliği (Barışma Girişimi vs. Af)

Kararın en can alıcı noktası burasıdır. Yargıtay şu tespiti yapmıştır:

“Mesajların barışma girişimi niteliğinde olduğu, erkeğin bu teklifi kabul etmemesi nedeniyle barışmanın sağlanamadığı, bu haliyle kadın yönünden erkeğin kusurlarının affedildiği ya da hoşgörüldüğü sonucunun çıkarılamayacağı sabittir.”

Analiz:

Kadın, eşine mesaj atarak evliliği kurtarmak istemiş olabilir. Ancak erkek bu zeytin dalını reddetmiştir. Yargıtay diyor ki; “Barışma teklifi reddedilmişse, barışma gerçekleşmemiştir. Barışma yoksa, af da yoktur.”

Bu sayede erkeğin geçmişte işlediği hakaret ve fiziksel şiddet eylemleri, boşanma davasında erkeğin aleyhine “tam kusur” olarak kullanılmaya devam edilebilir. Yerel mahkemenin “kadın affetti, şiddeti görmezden gelelim” yaklaşımı hukuka aykırı bulunmuştur.

3.1.2. Terk Hukuki Sebebi ile “Fiili Ayrılık” Ayrımı

Yargıtay bir usul hatasına daha dikkat çekmiştir. Yerel mahkeme erkeği “evi terk ettiği” için kusurlu bulmuştur. Ancak TMK 164. maddesine dayalı özel bir “Terk Nedeniyle Boşanma” davası açılmamıştır.

Yargıtay, davanın “Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması” (TMK 166/1-2) olduğunu hatırlatarak; erkeğe teknik anlamda “terk” kusuru yüklenemeyeceğini, ancak asıl kusurun fiziksel şiddet ve hakaret olduğunu vurgulamıştır.

3.1.3. Tazminat Miktarlarının Yetersizliği

Kararda, erkeğin tam kusurlu olduğu (şiddet ve hakaret) tespit edildikten sonra, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın “az” olduğu belirtilmiştir.

Kriterler:

  • Tarafların ekonomik sosyal durumları.
  • Kusurun ağırlığı (Fiziksel şiddet ağır bir kişilik hakkı saldırısıdır).
  • Paranın alım gücü (Enflasyonist ortam vurgusu).

Yargıtay, hakkaniyet ilkesi (TMK m.4) gereği daha tatmin edici bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı kadın lehine bozmuştur.

4. Sonuç ve Öneriler

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin bu kararı, boşanma sürecindeki eşler ve hukukçular için önemli dersler içermektedir.

  1. İyi Niyet Cezalandırılmaz: Evliliğinizi kurtarmak için attığınız “Barışalım”, “Tekrar deneyelim” mesajları, karşı tarafça reddedilirse sizin aleyhinize “af” olarak kullanılamaz. Hukuk, barışma girişimlerini korur.
  2. Kusur Canlı Kalır: Barışma sağlanamazsa, eşinizin size uyguladığı şiddet, hakaret veya sadakatsizlik gibi kusurlar geçerliliğini korur ve davada tazminat gerekçesi olur.
  3. Tazminatta Kusur Ağırlığı: Fiziksel şiddet ve hakaret içeren dosyalarda, kusurlu taraf (bu örnekte erkek) tam kusurlu sayılır ve hükmedilecek manevi tazminatın caydırıcı, tatmin edici miktarda olması gerekir.
  4. Doğru Dava Türü: “Evi terk etti” demek ile “Terk nedeniyle boşanma davası açmak” farklıdır. Genel boşanma davasında terk teknik bir kusurdan ziyade “birlikte yaşamaktan kaçınma” olarak değerlendirilir, ancak asıl ağır kusurlar (şiddet vb.) tazminatı belirler.

Özetle; Bir evliliği kurtarmaya çalışmak riskli değildir. Risk, bu çabaların hukuki niteliğinin mahkemeye yanlış aksettirilmesidir. Bu Yargıtay kararı, barışma teklifi reddedilen mağdur eşin haklarını koruma altına alan emsal bir güvencedir.

(Uyarı: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her boşanma davası kendine özgü şartlar içerir, hak kaybına uğramamak için mutlaka bir avukattan profesyonel destek alınız.)

Boşanmada Barışma Girişimi Af Sayılır Mı?

Boşanmada Barışma Girişimi Af Sayılır Mı

İlgili Yazılar:

  1. Kira Sözleşmelerinde Hükümsüzlük Geçersizlik ve İptal Halleri
  2. Boşanma Davası Devam Ederken Eşler Arasındaki Sadakat Yükümlülüğü
Share
0
Avukat
Avukat

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLETİŞİM


Demirtaşpaşa Mahallesi Ankara yolu Cad. No:36, Tüze İş Merkezi, Kat:10, 16220

+90 542 120 86 16

+90 224 272 19 09

info@demirbas.av.tr


DANIŞMA KURALLARI VE UYARILAR

Bu web sitesinde yer alan yazı ve açıklamalarda değinilen konular soyut ve genel olarak ele alınmıştır. Bu nedenle bu yazı ve açıklamalar somut bir olay hakkında yapılmış hukuki tavsiye olarak kabul edilemeyecekleri gibi Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Meslek Kuralları kapsamında yazılı veya sözlü hukuki danışma olarak da değerlendirilemezler.
© 2023 Demirbaş Hukuk Bürosu Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım web tasarım