Başlıklar
ToggleTürk İş Hukuku mevzuatı, çalışma hayatının dinamizmine uyum sağlamak amacıyla son yıllarda önemli değişikliklere uğramıştır. Özellikle dijitalleşme ve çalışan haklarının korunması ekseninde şekillenen bu düzenlemeler, hem işverenler hem de işçiler açısından yeni hak ve yükümlülükler doğurmaktadır.
2025 yılı ortası itibarıyla 4857 sayılı İş Kanunu uygulamasında köklü bir değişikliğe gidilmiştir. İş sözleşmesinin feshine ilişkin bildirimlerin “yazılı” yapılması kuralı korunmakla birlikte, tarafların mutabakatı halinde bu bildirimlerin Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) üzerinden gerçekleştirilmesi hukuken geçerli hale gelmiştir. Bu düzenleme, ispat yükümlülüğü ve tebligat süreçlerindeki uyuşmazlıkların asgariye indirilmesini hedeflemektedir.
Güncel mevzuat uyarınca, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Geçerli bir sebebe dayanmayan fesihler, “geçersiz fesih” hükmünde olup işçiye işe iade davası açma hakkı tanımaktadır.
İş hukukundan kaynaklanan tazminat ve işe iade taleplerinde “dava şartı arabuluculuk” mekanizması etkinliğini sürdürmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin 2024 ve 2025 yıllarındaki iptal kararları neticesinde, arabuluculuk görüşmelerine katılım ve tutanak süreçleri daha şeffaf hale getirilmiştir. İş sözleşmesi feshedilen işçinin, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurması yasal bir zorunluluktur.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan güncel veriler ışığında, İş Kanunu’na aykırılık teşkil eden fiillere uygulanan idari para cezaları 2026 yılı başında yeniden değerleme oranında artırılmıştır. Özellikle;
İş kanunundaki bu değişiklikler, çalışma barışının tesisi ve tarafların haklarının dengelenmesi açısından kritik önem arz eder. Mevzuatın karmaşık yapısı ve sürekli güncellenen yargı içtihatları sebebiyle, fesih ve tazminat süreçlerinin hukuki bir denetimden geçirilerek yürütülmesi, tarafların telafisi güç zararlarla karşılaşmasını engelleyecektir.
Not: Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olaylara yönelik hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her somut uyuşmazlığın kendine özgü şartları dairesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
2 Comments
Avans izin verilebilirmi işçi kabul etmezse ne olur
Ben 2017mayista doğum iznine çıktım 2018 Haziran’da geldim bana 2018 izin kullanmisim17gun senelik izin şimdi sene2023 bu borclandirma gösteriyor o seneden ne kıdem nede senelik iznim kal etmemişim bana şimdi öyle diyor beş seneden sonra şimdi aklı başına gelmiş bu senen izinlerimi 17 günü ona tabi tutmuştur hakkı varmı fabrikan fabrikaya değişiyor diyor