• +90 224 272 19 09
  • +90 542 120 86 16
  • info@demirbas.av.tr
bursa avukat logo 2bursa avukat logo 2bursa avukat logo 2bursa avukat logo 2
  • Ana Sayfa
  • Kurumsal
    • Hukuk Büromuz
    • Vekalet Bilgileri
  • Hizmetler
    • Şirketler Hukuku ve Ticari Davalar
    • Sınai Mülkiyet Hukuku ve Marka Patent Tasarım Davaları
    • Bireysel ve Toplu İş Hukuku Davaları
    • Gayrimenkul, İnşaat ve Kira Davaları
    • Boşanma Avukatı
    • Tazminat Hukuku ve Tazminat Davaları
    • Miras Hukuku ve Tereke Yönetimi
    • Ceza Hukuku Uygulamaları: Ağır Ceza, Asliye Ceza ve Soruşturma İşlemleri
    • İdare Hukuku ve İdari Davalar
    • Vergi ve Sosyal Güvenlik Hukuku
    • İcra Hukuku, İcra Takipleri ve İcra Davaları
    • Bilişim Hukuku Davaları
    • Tüketici Hukuku ve Tüketici Davaları
  • Blog
  • İletişim
Yazılım Hukuku: Kaynak Kod Koruma, Haksız Rekabet ve Tazminat – Demirbaş Hukuk
10 Şubat 2026
Boşanma Davasında Ev ve Eşyalar Kimde Kalır? Aile Konutunun özgülenmesi ve İhtiyati Tedbir Rehberi
24 Şubat 2026

is kazasi ceza davasi haklari demirbas hukuk bursa.png

Başlıklar

Toggle
  • İş Kazası Sonrası Ceza Davası: İşçinin Yasal Hakları Rehberi
    • 1. İş Kazası Nedir? Hukuki Çerçeve
    • 2. İş Kazasında Kimler Yargılanır? (Sorumluluk Zinciri)
    • 3. Ceza Kanunu’na Göre Suçun Niteliği
      • 3.1. Basit Yaralanmalar
      • 3.2. Nitelikli Yaralanmalar (Uzuv Kaybı, Kırık vb.)
    • 4. İş Kazalarında Bilinçli Taksir: “Bir Şey Olmaz” Demenin Bedeli
      • Bilinçli Taksir Nedir?
      • İş Kazalarında Bilinçli Taksir Örnekleri:
      • Bilinçli Taksirin Ceza Davasına Etkileri:
    • 5. İş Kazası Davalarında Görevli Mahkeme: Asliye Ceza mı, Ağır Ceza mı?
      • 5.1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin Görev Alanı
    • 5.2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Görev Alanı
      • 5.3. İstisnai Durum: “Olası Kast” Tartışması
    • 6. Ceza Davası Süreci Nasıl İşler?
    • 7. Çalışanlar İçin Kritik Tavsiyeler
    • 8. Ceza Davasının Tazminat Davasına Etkisi
    • 9. Adli Vaka Bildirimi ve Resen Soruşturma Süreci
      • 9.1. Ceza Mahkemesi Yargılaması ve Katılma Talebi
      • 9.2. İş Kazasının Gizlenmesi Durumunda Ne Yapılmalıdır?
    • 10. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
    • İş Kazası Ceza Davası ve İşçi Hakları
      • İlgili Yazılar:

İş Kazası Sonrası Ceza Davası: İşçinin Yasal Hakları Rehberi

İş hayatında karşılaşılan en ağır durumlardan biri olan iş kazaları, sadece bir sağlık sorunu veya tazminat konusu değildir. Türk hukuk sistemi, işçinin vücut bütünlüğüne verilen zararı aynı zamanda bir suç olarak kabul eder. Demirbaş Hukuk Bürosu olarak, Bursa ve çevresindeki yoğun sanayi faaliyetlerinde iş kazası geçirip mağduriyet yaşayan çalışanların haklarını korumaya yardımcı olmak için bu rehberi hazırladık.

Bu yazıda, bir iş kazası meydana geldiğinde “ceza hukuku” açısından kimlerin sorumlu tutulacağını, hangi suçların oluşacağını ve haklarınızı ararken izlemeniz gereken yolları akademik bir derinlik ve anlaşılır bir dille ele alacağız.

1. İş Kazası Nedir? Hukuki Çerçeve

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre iş kazası; işçinin işyerinde bulunduğu sırada, işverenin yürüttüğü iş nedeniyle veya işe gidiş-geliş esnasında meydana gelen ve işçiyi bedenen veya ruhen engelli hale getiren olaydır.

Ceza hukuku bakımından ise iş kazası, genellikle “Taksirle Yaralama” veya ölümle sonuçlanmışsa “Taksirle Öldürme” suçlarını oluşturur. Buradaki kritik kelime taksirdir. Yani işverenin veya sorumluların işçiyi kasten yaralaması değil, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek (tedbirsizlik, dikkatsizlik, meslek ve sanatta acemilik, kurallara aykırılık) kazaya sebebiyet vermesidir.

2. İş Kazasında Kimler Yargılanır? (Sorumluluk Zinciri)

Bir fabrikada veya inşaatta kaza olduğunda “Sorumlu sadece patrondur” demek hukuken eksik bir yaklaşımdır. Türk Ceza Kanunu (TCK) şahsi sorumluluk ilkesini benimser. Yani kaza hangi ihmal sonucu gerçekleşmişse, o ihmali yapan kişi yargılanır.

  • İşveren ve İşveren Vekilleri: Güvenli çalışma ortamını sağlamayanlar.
  • İş Güvenliği Uzmanları: Risk analizini yapmayan veya eksiklikleri bildirmeyenler.
  • Vardiya Amirleri ve Ustabaşılar: Talimatlara uyulmasını denetlemeyenler.
  • Bakım Onarım Personeli: Arızalı makineyi tamir etmeden çalıştıranlar.

3. Ceza Kanunu’na Göre Suçun Niteliği

İş kazası sonucu oluşan yaralanmalar TCK m. 89 kapsamında değerlendirilir. Yaralanmanın şiddeti yahut derecesi, cezanın artmasına yol açar.

3.1. Basit Yaralanmalar

İşçi kısa sürede iyileşebiliyorsa, bu “Basit Tıbbi Müdahale” (BTM) ile giderilebilir bir durumdur. Bu durumda soruşturma yapılması işçinin şikayetine bağlıdır.

3.2. Nitelikli Yaralanmalar (Uzuv Kaybı, Kırık vb.)

Eğer kaza sonucu;

  • Kemik kırılması meydana gelmişse,
  • Parmak kopması, göz kaybı gibi organlardan birinin işlevinin yitirilmesi söz konusuysa,
  • Yüzde sabit iz kalmışsa,
  • İşçi bitkisel hayata girmişse,

Suçun cezası ağırlaşır (TCK m. 89/2 ve 3).

4. İş Kazalarında Bilinçli Taksir: “Bir Şey Olmaz” Demenin Bedeli

İş kazalarından doğan ceza davaları başta olmak üzere taksirle işlenen suçların muhakemesinde gündeme gelen en kritik kavramlardan biri “Bilinçli Taksir” dir (TCK m. 22/3). Bu kavram, iş kazasının basit bir dikkatsizlik mi yoksa öngörülen bir riske rağmen mi gerçekleştiğini belirler.

Bilinçli Taksir Nedir?

Bilinçli taksir; kişinin neticeyi (kazayı) öngörmesine rağmen, bu neticenin gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket etmesi halidir. İş hukukuna uyarlandığında; işveren veya vekili, çalışma ortamındaki tehlikenin farkındadır, işçinin zarar görebileceğini bilir ancak tecrübesine, şansına veya yetersiz önlemlerine güvenerek işi durdurmaz.

İş Kazalarında Bilinçli Taksir Örnekleri:

  • Israrla Çalıştırma: İşyerinde kimyasal bir sızıntı veya gaz kaçağı tespit edilmesine rağmen, işin aksamaması adına işçilerin maskesiz veya yetersiz ekipmanla o ortamda çalışmaya zorlanması.
  • Makine Koruyucularının İptali: Üretimi hızlandırmak amacıyla makinelerin güvenlik sensörlerinin veya koruyucu kapaklarının devre dışı bırakılması ve bu durumun işveren tarafından bilinmesi.
  • İkazlara Rağmen Önlem Almamak: İş güvenliği uzmanının “bu iskele çökebilir” yönündeki yazılı uyarısına rağmen, işverenin “yıllardır bir şey olmadı, şimdi de olmaz” diyerek işe devam ettirmesi.

Bilinçli Taksirin Ceza Davasına Etkileri:

  1. Ceza Artırımı: Bilinçli taksirin varlığı halinde, taksirle yaralama suçundan verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
  2. Şikayetten Vazgeçmenin Geçersizliği: Taksirle yaralama normalde şikayete bağlı bir suçtur. Ancak kaza bilinçli taksir ile meydana gelmişse ve ortada nitelikli bir yaralanma (parmak kopması, kemik kırılması vb.) varsa, işçi şikayetinden vazgeçse dahi kamu davası düşmez; devlet yargılamaya devam eder.
  3. Tazminat Davalarında Kusur Oranı: Ceza mahkemesinin bilinçli taksir tespiti, İş Mahkemesi’nde açılacak tazminat davasında işverenin kusur oranının “ağır kusur” olarak belirlenmesini sağlar ve manevi tazminat miktarını doğrudan yükseltir.

is kazasi adli vaka bildirimi ve ifade sureci

5. İş Kazası Davalarında Görevli Mahkeme: Asliye Ceza mı, Ağır Ceza mı?

İş kazasından doğan ceza yargılamasında hangi mahkemenin görevli olacağı, meydana gelen neticenin ağırlığına (yaralanma mı yoksa ölüm mü olduğuna) göre belirlenir.

5.1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin Görev Alanı

İş kazası sonucunda bir veya birden fazla işçinin yaralanması söz konusu ise, suçun işleniş biçimi ister “basit taksir” ister “bilinçli taksir” olsun, görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi‘dir.

  • Örnek: Parmağın kopması, kemik kırılması veya kalıcı iş göremezlik durumlarında yargılama Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılır.
  • Bilinçli taksirin varlığı sadece verilecek cezanın miktarını artırır, mahkemenin görevini değiştirmez.

5.2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Görev Alanı

Eğer iş kazası maalesef ölümle sonuçlanmışsa durum değişir:

  • Tek ölümlü kazalarda: Yine Asliye Ceza Mahkemesi görevlidir.
  • Birden fazla ölümün veya hem ölüm hem yaralanmanın birlikte gerçekleştiği kazalarda: TCK m. 85/2 uyarınca “Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçu oluşur. Bu durumda yargılama yetkisi Ağır Ceza Mahkemesi’ne aittir.

5.3. İstisnai Durum: “Olası Kast” Tartışması

Bazı olaylarda (örneğin işverenin işçiyi bile bile ölüme gönderdiği, “ölürse ölsün” dediği durumlar), savcılık davayı “Kasten Öldürme” veya “Kasten Yaralama” (Olası Kast ile) üzerinden açabilir. Bu durumda suçun nev’i değiştiği için yargılama doğrudan Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülür. Ancak iş kazalarında genel uygulama taksir hükümleri üzerinden Asliye Ceza Mahkemesi’dir.

6. Ceza Davası Süreci Nasıl İşler?

Bir iş kazası gerçekleştiğinde süreç şu aşamalardan geçer:

  1. Olay Yeri İnceleme ve Tutanak: Kaza anında jandarma veya polis gelerek olay yerini mühürler ve tutanak tutar. Bu tutanak, davanın en önemli delilidir.
  2. Kusur Tespiti (Bilirkişi Raporu): Ceza mahkemesi, iş güvenliği uzmanlarından oluşan bir bilirkişi heyeti atar. Bu heyet; işçinin mi, işverenin mi yoksa üçüncü bir kişinin mi kusurlu olduğunu yüzde vererek değil, “asli kusur” veya “tali kusur” şeklinde belirler.
  3. Adli Tıp Raporu: Yaralanmanın kalıcı olup olmadığına dair hastaneden veya Adli Tıp Kurumu’ndan kati rapor alınır.
  4. İddianame ve Yargılama: Savcılık yeterli delil bulursa sorumlular hakkında dava açar.

7. Çalışanlar İçin Kritik Tavsiyeler

Çalışanların en çok yaptığı hatalardan kaçınmak için şu noktalara dikkat etmelisiniz:

  • Şikayet Süresini Kaçırmayın: Basit yaralanmalarda şikayet süresi 6 aydır. Ancak ağır yaralanmalarda zamanaşımı 8 yıla kadar uzayabilir. Yine de vakit kaybetmeden suç duyurusunda bulunmak delillerin karartılmasını önler.
  • “Kendi Kusurum” Diyerek İmzalamayın: Kazadan hemen sonra şok içindeyken işveren tarafından önünüze konulan “Kusur bendeydi, eğitim almıştım” gibi kağıtları imzalamayın. Bu belgeler ceza davasında aleyhinize kullanılabilir.
  • Tanık Belirleyin: Kazayı gören mesai arkadaşlarınızın iletişim bilgilerini not edin. İleride “orada kimse yoktu” denilmesinin önüne geçin.
  • Fotoğraf Çekin: Mümkünse kazaya neden olan makinenin, eksik olan koruma bariyerinin veya kaygan zeminin fotoğrafını çekin.

8. Ceza Davasının Tazminat Davasına Etkisi

Birçok işçi “Ceza davası açarsam tazminat alamam mı?” diye endişe etmektedir. Tam aksine; ceza davasında işverenin suçlu bulunması, açacağınız maddi ve manevi tazminat davasının kazanılmasını %90 oranında garantiler. Ceza mahkemesinin tespit ettiği “olayın oluş şekli”, hukuk mahkemesini bağlar.

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/725, K. 2023/13, T. 11.01.2023: “Bilindiği üzere, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hâkimi için bağlayıcı değildir (TBK 74). Ancak, Hukuk Mahkemesi hakimi her halde Ceza Mahkemesince belirlenen maddi olgu / vakıalarla bağlıdır. Dolayısıyla, Hukuk Mahkemesi Hakimi, ceza mahkemesindeki maddi olgularla bağlı olduğundan belirtilen bu hususları nazara almak zorundadır.”

9. Adli Vaka Bildirimi ve Resen Soruşturma Süreci

Bir iş kazası meydana geldiğinde, sürecin başlaması için her zaman sizin şikayetçi olmanız gerekmez. Hukuk sistemimizde sağlık kuruluşları ve kolluk kuvvetleri arasında “otomatik” işleyen bir mekanizma vardır:

  • Sağlık Kuruluşunun Yükümlülüğü: Kazazede işçi hastaneye veya bir sağlık merkezine ulaştığında, doktorlar yaralanmanın mahiyetinden bunun bir iş kazası olduğunu tespit ederler. Bu durum, hastane polisine ve Cumhuriyet Savcılığına “Adli Vaka” olarak derhal bildirilir.
  • Kolluğun Resen Harekete Geçmesi: Hastanenin bildirimi üzerine ilgili kolluk birimi (Polis veya Jandarma), herhangi bir kişinin şikayetini beklemeden resen (kendiliğinden) soruşturma başlatır. Bu aşamada kolluk ekipleri işyerine giderek olay yeri incelemesi yapar, tanıkları dinler ve suç delillerini muhafaza altına alır.
  • İfade Verme Süreci: Hastanede veya taburcu olduktan sonra polis merkezinde ifadeniz alınacaktır. Sağlık kuruluşunun bildirimiyle başlayan bu süreçte, verdiğiniz ifade davanın temelini oluşturur. Şikayetçi olmasanız dahi, uzuv kaybı veya hayati tehlike gibi ağır durumlarda kamu davası kendiliğinden yürümeye devam eder.

9.1. Ceza Mahkemesi Yargılaması ve Katılma Talebi

Soruşturma tamamlanıp savcı iddianameyi hazırladığında, dosya Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilir.

  • Davanın Takibi: Sağlık kuruluşunun bildirimiyle başlayan süreç kamu davasına dönüşse de, sizin bu davaya “Müşteki-Katılan” sıfatıyla dahil olmanız hayati önem taşır. Müdahillik talebinde bulunarak dosyayı takip etmek, bilirkişi raporlarındaki hatalı kusur tespitlerine itiraz etmek ve gerçek sorumluların ceza almasını sağlamak için gereklidir.
  • Kusur İtirazı: İşverenler genellikle “işçi dikkatsizdi, kendi hatasıydı” şeklinde savunma yaparlar. Ancak iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına göre işverenin her türlü önlemi alma ve denetleme yükümlülüğü vardır. Bu noktada profesyonel bir hukuki destek, kusur raporlarının lehinize dönmesini sağlar.

 

KonuBilmeniz Gereken
Hastane KayıtlarıHastaneye giriş yaptığınızda olayın “iş kazası” olduğunu mutlaka belirtin. Bu, adli vaka kaydının doğru açılmasını sağlar.
ZamanaşımıYaralamalı iş kazalarında ceza davası zamanaşımı genellikle 8 yıldır.
UzlaşmaTaksirle yaralama suçları uzlaşmaya tabidir. Ancak ağır yaralanmalarda uzlaşma teklifini kabul etmeden önce tazminat haklarınızın korunduğundan emin olmalısınız.

is kazasinda bilincli taksir ve isveren kusuru

9.2. İş Kazasının Gizlenmesi Durumunda Ne Yapılmalıdır?

Bazen işçiler, işverenle olan akrabalık ilişkileri, işten atılma korkusu veya “biz senin her şeyini karşılayacağız” şeklindeki sözlü vaatler nedeniyle hastanede kazanın işyerinde olduğunu gizleyebilmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki, tutanaklara “evde düştüm” veya “bahçede parmağım kesildi” şeklinde geçen bir ifade, ileride açılacak bir ceza davasında işverenin kusurunu ispatlamanızı zorlaştırabilir.

Eğer hastanede yanlış beyanda bulunulmuşsa şu adımlar izlenmelidir:

Hastanede olayın gerçek mahiyetinin gizlenmesi, yani iş kazasının bir “ev kazası” veya “şahsi kaza” gibi gösterilmesi, işçinin gelecekteki tüm haklarını (iş göremezlik ödeneği, tazminat ve ceza davası) tehlikeye atan çok riskli bir durumdur.

  • Beyanın Düzeltilmesi (Ek İfade): En kısa sürede (mümkünse taburcu olmadan veya hemen sonra) ilgili sağlık kuruluşuna veya en yakın karakola giderek; şok altında olduğunuzu, baskı gördüğünüzü veya yanlış yönlendirildiğinizi belirterek gerçek beyanınızı vermelisiniz.
  • SGK’ya “İş Kazası Tespit” Başvurusu: İşveren kazayı bildirmemiş olsa dahi, siz bizzat SGK’ya giderek olayın bir iş kazası olduğunun tespitini isteyebilirsiniz. SGK müfettişleri işyerine gelerek inceleme yapacak ve tanıkları dinleyecektir.
  • Tanık ve Delil Toplama: Hastanede yanlış beyan verilmiş olsa bile, kazayı gören iş arkadaşlarınızın ifadeleri, işyeri kamera kayıtları veya kaza sonrası çekilen fotoğraflar olayın bir iş kazası olduğunu kanıtlamak için kullanılabilir.
  • Hukuki İhtarname: İşverene çekilecek bir ihtarname ile kazanın meydana geldiği tarih, saat ve oluş şekli belirtilerek sorumluluğu kabul etmesi ve gerekli bildirimleri yapması talep edilmelidir.

Unutmayın: İşverenin “tüm masraflarını biz karşılayacağız” vaadi genellikle sözde kalmakta veya ödenen tutarlar yasal haklarınızın (maddi ve manevi tazminat) çok altında kalmaktadır. Gerçek dışı beyanda bulunmak, sadece işvereni cezai sorumluluktan kurtarır, sizi ise kalıcı bir mağduriyetle baş başa bırakır.

10. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

  1. İşveren “şikayeti geri çek, tazminatını ödeyeceğim” diyor, ne yapmalıyım? Şikayeti geri çekmek, ceza davasının düşmesine neden olabilir. Bu tür anlaşmaların mutlaka bir avukat huzurunda ve yazılı bir protokolle yapılması gerekir.
  2. Kazadan sonra işten çıkarıldım, ceza davası açabilir miyim? Evet. İşten çıkarılmanız, kaza anındaki sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Hem işe iade/tazminat davası hem de ceza davası hakkınız saklıdır.
  3. İş kazası bildirimi yapılmamışsa ne olur? İş kazasını SGK’ya bildirmemek suçtur ve idari para cezası gerektirir. Siz kendi imkanlarınızla savcılığa giderek durumu bildirebilirsiniz.
  4. Hastanede “ev kazası” dedim, şimdi iş kazası olarak değiştirebilir miyim? Evet, değiştirebilirsiniz. Korku, baskı veya şok etkisiyle verilen ilk ifadeler her zaman düzeltilebilir. Vakit kaybetmeden savcılığa veya ilgili kolluk birimine giderek “ek ifade” vermeli ve olayın gerçek mahiyetini anlatmalısınız. Ayrıca SGK’ya başvurarak iş kazası tespit davası açma hakkınız da saklıdır.
  5. İşveren “Benim akrabamsın, şikayetçi olursan hapse girerim” diyor. Bu doğru mu? İş kazalarında hapis cezası genellikle para cezasına çevrilebilir veya ertelenebilir (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması). Ancak sizin şikayetçi olmamanız, ileride oluşacak sağlık sorunlarınızda (örneğin kopan parmağın ileride başka komplikasyonlara yol açması) hiçbir hak iddia edememenize yol açar. Bilinçli taksir varsa zaten şikayetinizi çekseniz de kamu davası devam edecektir.
  6. Bilinçli taksir olduğunu nasıl ispatlarım? İşverenin tehlikeyi bildiğine dair kanıtlar sunmalısınız. Örneğin; daha önce arızalı olduğunu bildirdiğiniz bir makineye dair WhatsApp mesajları, iş güvenliği uzmanının yaptığı uyarı tutanakları veya “bu makine bozuk ama çalışmaya devam edin” diyen bir amirin tanıklığı bilinçli taksiri ispatlar.
  7. Hastane kaydı “Adli Vaka” olarak girilmişse mutlaka dava açılır mı? Evet, hastanenin adli vaka bildirimi üzerine savcılık otomatik olarak bir soruşturma dosyası açar. Ancak bu dosyanın takibi, doğru kişilerin cezalandırılması ve sizin mağduriyetinizin giderilmesi için dosyaya müdahil olmanız (katılma talebinde bulunmanız) gerekir.

Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Her olay kendi özel şartları içinde değerlendirilmelidir. Hak kaybına uğramamak için somut olayı avukatınız ile değerlendirmeniz önerilir.

İş Kazası Ceza Davası ve İşçi Hakları

is kazasi sorumluluk zinciri kimler yargilanir

İlgili Yazılar:

  1. 2026 Boşanma Davası Masrafları ve Avukatlık Ücretleri: Tam Rehber
  2. Maluliyet Tespitine Uygulanacak Yönetmelik
Share
0
Avukat
Avukat

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLETİŞİM


Demirtaşpaşa Mahallesi Ankara yolu Cad. No:36, Tüze İş Merkezi, Kat:10, 16220

+90 542 120 86 16

+90 224 272 19 09

info@demirbas.av.tr


DANIŞMA KURALLARI VE UYARILAR

Bu web sitesinde yer alan yazı ve açıklamalarda değinilen konular soyut ve genel olarak ele alınmıştır. Bu nedenle bu yazı ve açıklamalar somut bir olay hakkında yapılmış hukuki tavsiye olarak kabul edilemeyecekleri gibi Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Meslek Kuralları kapsamında yazılı veya sözlü hukuki danışma olarak da değerlendirilemezler.
© 2023 Demirbaş Hukuk Bürosu Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım web tasarım