• +90 224 272 19 09
  • +90 542 120 86 16
  • info@demirbas.av.tr
bursa avukat logo 2bursa avukat logo 2bursa avukat logo 2bursa avukat logo 2
  • Ana Sayfa
  • Kurumsal
    • Hukuk Büromuz
    • Vekalet Bilgileri
  • Hizmetler
    • Şirketler Hukuku ve Ticari Davalar
    • Sınai Mülkiyet Hukuku ve Marka Patent Tasarım Davaları
    • Bireysel ve Toplu İş Hukuku Davaları
    • Gayrimenkul, İnşaat ve Kira Davaları
    • Boşanma Avukatı
    • Tazminat Hukuku ve Tazminat Davaları
    • Bursa Miras Avukatı
    • Bursa Ceza Avukatı
    • İdare Hukuku ve İdari Davalar
    • Vergi ve Sosyal Güvenlik Hukuku
    • İcra Hukuku, İcra Takipleri ve İcra Davaları
    • Bilişim Hukuku Davaları
    • Tüketici Hukuku ve Tüketici Davaları
  • Blog
  • İletişim
İflasın Ertelenmesi
17 Mayıs 2021
İflas Masasına Kayıt Kabul Davası Yabancı Para Alacağı
17 Mayıs 2021

982abcd1 1001 4765 b9d6 d65c212554cb

Başlıklar

Toggle
  • Tasarrufun İptali Davaları
    • 1. Tanım
      • ⚖️ 2. Hukuki Dayanak
      • 3. Tasarrufun İptali Davasının Şartları
      •  ⚙️ 4. İptali Mümkün Tasarruf Türleri
      • ‍⚖️ 5. Davanın Tarafları
      • 6. Zamanaşımı
      • 7. Sonuçları
      • 8. Hukuki Dayanaklar ve Yargıtay İçtihatları
      • ✅ Kısa Notlar:
    • ❓ Tasarrufun İptali Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
  • ⚖️ Yargıtay Karar İncelemesi: Tasarrufun İptali Davaları 
      • Konu:
      • Hukuki Sonuç ve Önemi
      • Son Değerlendirme
  • TASARRUFUN İPTALİ ÖRNEK DAVA DİLEKÇESİ
  • Tasarrufun İptali Davaları: Kararın Tam Metni 
        • T.C.
        • YARGITAY
        • 17. HUKUK DAİRESİ
    • • TASARRUFUN İPTALİ DAVASI
    • • DAVANIN ÖN KOŞULU
    • • BORÇLUNUN MAL BEYANI
    • • HACZİ KABİL MALIN OLMAMASI
    • ÖZET:
    • DAVA: 
    • KARAR : 
    • SONUÇ:
    • Tasarrufun İptali Davaları
      • İlgili Yazılar:

Tasarrufun İptali Davaları


Tasarrufun iptali davaları, borçlunun mal kaçırmak amacıyla yaptığı bazı işlemlerin geçersiz sayılmasını ve bu mallara alacaklı tarafından haciz yoluyla ulaşılabilmesini sağlayan özel bir takip dışı dava türüdür. Bu davalar, İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ilâ 284. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı hileli işlemlerin iptal edilmesini sağlayan tasarrufun iptali davaları, İcra ve İflas Kanunu’nun 277-284. maddeleri kapsamında düzenlenmiştir. 

Bu davalar genellikle şu durumlarda açılır:

  • Borçlunun malvarlığını azaltan işlemler yapması (örneğin, düşük bedelle satış veya bağış).
  • Alacaklının tahsilatını zorlaştıran veya imkânsız hale getiren tasarruflar.
  • Borçlunun yakın akrabalarına yaptığı işlemler (örneğin, eşine veya çocuğuna devredilen mallar).

1. Tanım

Tasarrufun iptali davası, borçlunun mallarını kaçırmak amacıyla yaptığı devir, bağış, satış gibi işlemlerin alacaklının hakkını ihlal etmesi nedeniyle geçersiz sayılmasını ve bu malların haczedilebilmesini amaçlayan bir davadır. Amaç, borçlunun malvarlığında muvazaalı veya kötü niyetli işlemlerle yaratılan eksilmeleri dikkate almadan, alacaklının alacağını tahsil etmesini sağlamaktır.

⚖️ 2. Hukuki Dayanak

  • İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 277 – 284
  • Ayrıca: Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu’nun bağış, muvazaa, iyi niyet hükümleri kıyasen uygulanabilir.

3. Tasarrufun İptali Davasının Şartları

✅ 1. Geçerli Bir Alacak Bulunmalıdır

  • İcra takibine konu olmuş ya da mahkeme kararıyla hüküm altına alınmış bir alacak mevcut olmalıdır.
  • Alacak, ilamlı veya ilamsız takip yoluyla icra takibine konu edilmiş olabilir.
  • Dava açıldığı sırada borç henüz kesinleşmemiş olsa bile, en geç hüküm verilinceye kadar borcun kesinleşmiş olması gerekir.
  • Alacaklı, bu alacağını borçlunun yaptığı tasarruf nedeniyle tahsil edememekte olduğunu ortaya koymalıdır.

Örnek: Bir alacaklı, borçlu hakkında ilamsız takip yapmış ve borçlu itiraz etmemişse, borç kesinleşmiş sayılır ve dava açılabilir.

✅ 2. Borçlunun Malvarlığını Azaltıcı Nitelikte Bir Tasarruf İşlemi Yapmış Olması

  • Tasarrufun iptali davasına konu olan işlem, borçlunun malvarlığını alacaklıların zararına olacak şekilde azaltan bir hukuki işlem olmalıdır.
  • Bu işlemler arasında şunlar yer alabilir:
    • Taşınmazın başkasına devri (satış, bağış vs.),
    • Bir mal üzerindeki rehin veya ipotek tesis edilmesi,
    • Ticari işletmenin devri,
    • Hisse devri,
    • Değerinin çok altında yapılan satışlar.

Not: İptal davası, sadece malvarlığını azaltan işlemler için açılabilir; borçlunun malvarlığını artıran tasarruflar dava konusu edilemez.

✅ 3. Tasarrufun Alacaklıyı Zarara Uğratma Kastıyla Yapılmış Olması

  • Alacaklının tasarruf nedeniyle alacağını tahsil edemez hale gelmesi, yani zarar görmüş olması gerekir.
  • Buradaki zarar, malvarlığına doğrudan bir zarar değil, alacağın tahsilinin fiilen imkânsız veya çok zor hale gelmesi anlamındadır.
  • Zarara uğrama kastı genellikle şu hallerde kabul edilir:
    • Borçlunun mal kaçırma saikiyle hareket etmesi,
    • Borçlunun aciz (ödeme gücünden yoksun) durumda olması,
    • Üçüncü kişinin bu durumdan haberdar olması (özellikle yakın akrabalar, eş, çocuk, kardeş gibi kişiler).

Yargıtay Uygulaması: Borçlu işlem yaptığı anda aciz halinde ise, zarar kastının varlığı karine olarak kabul edilir. Alacaklı, bu durumda zarar kastını ayrıca ispatlamak zorunda değildir.

✅ 4. Üçüncü Kişi (Davalı) İyi Niyetli Olmamalıdır

  • Tasarrufun iptali davası yalnızca borçluya karşı değil, borçludan malı alan üçüncü kişiye karşı da açılır.
  • Üçüncü kişi, malın değerini tam ve peşin ödememiş, borçlunun aciz durumunu bilerek işlem yapmış veya borçlu ile danışıklı hareket etmişse, iptal mümkündür.
  • Ayrıca, borçludan malı devralan kişi bu malı başka birine devretmişse, ikinci kişiye karşı da dava açılabilir (İİK m. 283).

Örnek: Borçlu, evini kardeşine satmış gibi gösterip aslında bağışlamışsa; kardeş iyi niyetli sayılmaz ve tasarruf iptal edilebilir.

⚠️ Önemli Not: Şartların Kümülatif Olması

Tasarrufun iptali davası açılabilmesi için yukarıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Şartlardan birinin eksikliği hâlinde dava reddedilir.

 ⚙️ 4. İptali Mümkün Tasarruf Türleri

İİK 278-280. maddeleri kapsamında:

  1. Bağışlamalar (m. 278)
  • Borçlunun bağış yaptığı işlemler (alım satım olsa dahi karşılıksız bırakılmışsa),
  • Akrabalara sembolik değerlerle yapılan satışlar.
  1. Aciz Halinde Yapılan Tasarruflar (m. 279)
  • Borçlunun borcunu ödeyemediği bir dönemde yaptığı işlemler (özellikle ödemeden acze düşmüşse),
  • İvazlı (bedelli) da olsa borçlunun mal kaçırma kastı olan işlemleri.
  1. Alacaklıdan Mal Kaçırma Kastıyla Yapılan Tasarruflar (m. 280)
  • Borçlu ile üçüncü kişi arasında danışıklı işlem (muvazaa),
  • Üçüncü kişinin kötü niyeti (borçlunun alacaklıdan kaçtığını bilmesi veya bilmesi gereken durumlar).

‍⚖️ 5. Davanın Tarafları

  • Davacı: Alacaklı (takip başlatan kişi veya kurum),
  • Davalı: Borçlu ve/veya borçludan mal alan üçüncü kişi.

6. Zamanaşımı

  • Beş yıl (İİK m. 284): Tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl içinde dava açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir.

7. Sonuçları

  • Mahkeme iptale karar verirse, tasarruf işlemi geçersiz sayılmaz, ancak alacaklı, işlem görmüş mala haciz koyabilir.
  • Üçüncü kişiye yöneltilmiş bir mülkiyet iptali değil, hacze izin veren bir iptaldir.

8. Hukuki Dayanaklar ve Yargıtay İçtihatları

  • Yargıtay 17. HD, E. 2009/3664, K. 2009/6534: “Alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla yapılan satış iptal edilebilir.”
  • Yargıtay 23. HD, E. 2016/3478, K. 2019/7867: “Bedel ödenmiş olsa bile muvazaa varsa tasarruf iptal edilir.”

Örnek:

Bir kişi, borcunu ödeyemeyecek hale geldiğinde evini kardeşine devrederse ve bu işlem sembolik bir bedelle yapılmışsa, alacaklı bu işlemin iptali için dava açabilir.

  • Yargıtay 17. HD, E. 2016/9645, K. 2017/11023
    ❝Borçlunun aciz halindeki bağış niteliğindeki taşınmaz devri, alacaklıyı zarara uğratır. Tasarruf iptali gerekir.❞
  • Yargıtay 23. HD, E. 2019/2689, K. 2020/1230
    ❝Tasarrufu yapan borçlu ile alan kişi arasında akrabalık varsa ve bedel ödenmemişse iptale karar verilir.❞

✅ Kısa Notlar:

  • Tasarrufun iptali davası, İcra ve İflas Hukuku kapsamında düzenlenmiş bir dava olup, borçlunun yaptığı tasarruf işlemlerinin alacaklının zararına olması hâlinde, bu işlemlerin iptalini talep etme hakkı tanır.
  • Tasarrufun iptali davası, İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenmiş olup, takip hukukuna özgü bir dava türüdür; ancak tasarrufların geçersizliğine ilişkin değerlendirme maddi hukuk ilkeleri çerçevesinde yapılır.
  • Tasarruf işlemlerinin geçerliliği, muvazaa, bağış, kötü niyet, aldatma gibi unsurlar, maddi hukuk normları ile değerlendirilir.
  • Türk Borçlar Kanunu’ndaki bağış hükümleri, muvazaa (TMK m. 19/2), hakkın kötüye kullanılması yasağı (TMK m. 2) gibi maddi hukuk kuralları, bu davalarda sıklıkla uygulanır.
  • Davayı kazanan alacaklı malı geri almaz, yalnızca malın üzerine haciz uygulayabilir.
  • Dava, genellikle borçlu ile organik bağı olan kişiler aleyhine açılır.

 

b4d1f105 a8ae 4252 8d54 18d9875c5389

❓ Tasarrufun İptali Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Tasarrufun iptali davası nedir?

Tasarrufun iptali davası, borçlunun malvarlığını alacaklıdan kaçırmak amacıyla yaptığı satış, devir veya bağış gibi işlemlerin geçersiz sayılmasını sağlayan özel bir davadır. Amaç, borçlunun malvarlığını üçüncü kişilere devrederek alacaklının tahsil imkanını ortadan kaldırmasını engellemektir.

2. Bu davayı kim açabilir?

Tasarrufun iptali davası yalnızca alacaklı tarafından açılabilir. Alacaklının borçludan olan alacağını icra takibine koymuş veya mahkeme kararı ile tespit etmiş olması gerekir.

3. Davada taraflar kimlerdir?

  • Davacı: Alacaklı.
  • Davalı: Borçlu ve borçludan malı alan üçüncü kişi (bazı durumlarda ikinci alıcıya kadar genişletilebilir).

4. Hangi işlemler iptal edilebilir?

Şu tür tasarruflar iptale konu olabilir:

  • Bedelsiz işlemler (bağış),
  • Akrabalara düşük bedelle yapılan devirler,
  • Borçlunun malvarlığını azaltan işlemler,
  • Borçlunun alacaklıyı zarara uğratma kastıyla yaptığı işlemler.

5. Tasarrufun iptali davası hangi mahkemede açılır?

Dava, borçlunun ikametgahının bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.

6. Dava açmak için icra takibi kesinleşmiş olmalı mı?

Hayır. Ancak dava sırasında ya da en geç karar verilmeden önce alacak kesinleşmiş olmalıdır. Yani borçlunun borcu tartışmasız hale gelmelidir.

7. Ne kadar sürede dava açılabilir?

Tasarrufun iptali davası, tasarruf tarihinden itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir, mahkemece re’sen dikkate alınır.

8. Dava sonucunda ne olur?

Mahkeme iptale karar verirse:

  • Tasarruf işlemi geçersiz hale gelmez, ancak
  • Alacaklı bu mal üzerinde haciz ve satış işlemi yapabilir.
    Üçüncü kişi hâlâ malik gözükür, ancak mal alacaklının haczine ve satışına açık hale gelir.

9. İptal edilen tasarruf malı üçüncü kişi yeniden satmışsa ne olur?

İİK m. 283 uyarınca, üçüncü kişi malı başka birine devretmişse ve bu kişi de kötü niyetliyse veya bedel ödememişse, iptal kararı bu yeni kişiye karşı da ileri sürülebilir.

10. Tasarrufun iptali davası ile mülkiyet el değiştirmiş olur mu?

Hayır. Dava sonucunda malın mülkiyeti değişmez. Ancak alacaklı malı haczedip sattırabilir. Mülkiyet hâlâ üçüncü kişidedir ama artık mal “korunamaz” hale gelir.

11. İyi niyetli üçüncü kişi korunur mu?

Hayır. İcra İflas Kanunu m. 280’e göre, üçüncü kişi borçlunun mal kaçırmak kastıyla hareket ettiğini bilmesi veya bilmesi gerekmesi halinde iyi niyetli sayılamaz. Bu durumda işlem iptal edilir.

12. Tasarrufun iptali ile muvazaa davası arasındaki fark nedir?

  • Tasarrufun iptali davası, alacaklının takip hukuku çerçevesinde açtığı bir davadır.
  • Muvazaa davası ise daha geniştir ve herkese karşı ileri sürülebilir.
    Tasarrufun iptali davası açıldığında amaç malın haczine olanak sağlamaktır, mülkiyeti değiştirmek değil.

13. Borçlunun başka malı varsa iptal davası açabilir miyim?

Genellikle iptal davası, borçlunun aciz halinde olduğu durumlarda açılır. Eğer borçlunun borcu karşılayacak malvarlığı mevcutsa, dava reddedilebilir. Ancak bu, somut durumun değerlendirilmesine bağlıdır.

14. İptal davası kazanıldığında alacak doğrudan ödenir mi?

Hayır. Mahkeme sadece haciz ve satış işlemi yapılmasına olanak tanır. Alacaklı yine de icra takibini işletmeli ve iptal edilen malı haczederek satış sürecini başlatmalıdır.

15. Bu dava masraflı bir dava mıdır?

Tasarrufun iptali davası, normal bir alacak davasına göre daha karmaşıktır. Bilirkişi, tanık, tapu kayıtları, ticari belgeler gibi deliller gerektirebilir. Masraflar, davanın kapsamına ve taraf sayısına göre değişir.

16. Tasarrufun iptali davası hangi durumlarda açılabilir?

Borçlunun malvarlığını azaltan işlemler yapması (örneğin, düşük bedelle satış veya bağış).

Alacaklının tahsilatını zorlaştıran veya imkânsız hale getiren tasarruflar.

Borçlunun yakın akrabalarına yaptığı işlemler (örneğin, eşine veya çocuğuna devredilen mallar).

Tasarrufun iptali davası açma süresi nedir?

Genel süre 5 yıl.

İvazsız (karşılıksız) tasarruflarda 2 yıl.

Aciz halindeki tasarruflarda 1 yıl.

Tasarrufun iptali davası hangi mahkemede açılır?

Asliye Hukuk Mahkemesi görevli mahkemedir.

Tasarrufun iptali davası açmak için hangi şartlar gereklidir?

Gerçek bir borç ilişkisi bulunmalı.

Borçlu hakkında kesinleşmiş bir icra takibi olmalı.

Tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılmış olması.

Tasarrufun iptali davası sonucunda ne olur?

Alacaklı, iptal edilen işlemler sayesinde haciz koydurabilir ve icra yoluyla tahsilat yapabilir.

Tasarrufun iptali davasında üçüncü kişilerin hakları korunur mu?

Eğer üçüncü kişi iyi niyetli ise, bazı durumlarda korunabilir.

91ef3f61 e60d 47d3 8e89 132738c44cd9

⚖️ Yargıtay Karar İncelemesi: Tasarrufun İptali Davaları 

Tasarrufun iptali davası açısından çok önemli olan, usulî dava şartları ve aciz belgesi yerine geçen haller konusunda Yargıtay’ın net tutumunu yansıtan 17. HD, E. 2008/2594, K. 2008/3948, T. 14.07.2008 sayılı kararın uygulamaya dönük bir incelemesi aşağıdadır.

Konu:

Tasarrufun iptali davasının açılabilmesi için icra takibinin kesinleşmiş olması ve borçlu hakkında kesin veya geçici aciz vesikasının varlığı gerekliliği – mal beyanı ile aciz halinin sabit sayılması.

  1. ✅ Davanın Türü:

Kararda açıkça belirtildiği gibi, dava İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddelerine göre açılmış bir “tasarrufun iptali davasıdır.” Bu davada amaç, borçlunun malvarlığını üçüncü kişiye devrederek alacaklıdan mal kaçırması hâlinde bu tasarrufun geçersiz sayılmasıdır.

  1. ⚠️ Dava Şartı: Kesin veya Geçici Aciz Vesikası
  • Yargıtay, tasarrufun iptali davası ancak alacaklı tarafından icra takibi başlatıldıktan ve takip kesinleştikten sonra açılabilir demektedir.
  • Ayrıca borçlunun aciz hâlinde olduğunun ispatı gerekir. Bu ispat kesin veya geçici aciz vesikası ile yapılmalıdır.
  • Ancak kararda önemli bir istisna vurgulanmıştır:

❝Borçlunun, mal beyanında haczi kabil malı olmadığını bildirmesi hâlinde, bu durum aciz hali olarak kabul edilir ve ayrı bir aciz vesikasına gerek kalmaz.❞

Bu, uygulamada çok önemli bir kolaylıktır. Çünkü aciz vesikası almak zordur; buna karşılık borçlunun mal beyanında “üzerime haczedilebilir mal yok” demesi yeterli sayılır.

  1. Somut Olayın Özeti:
  • Davacı, boşanma davası sonucunda hükmedilen tazminat alacağını tahsil edemediğini, borçlunun mal kaçırmak amacıyla taşınmaz devri yaptığını ileri sürmüştür.
  • Davalı borçlu, taşınmaz devrinin kardeşine borç karşılığı yapıldığını savunmuştur.
  • İlk derece mahkemesi, takibin kesinleşmediği ve aciz vesikası sunulmadığı gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğu nedeniyle reddetmiştir.
  1. Yargıtay’ın Değerlendirmesi:

Yargıtay, mahkeme kararını bozmuş ve şu tespitlerde bulunmuştur:

  • Takip dosyasındaki icra emrinin borçluya tebliğ edildiği,
  • Borçlunun mal beyanında bulunduğu,
  • Beyanında haczi kabil malı olmadığını belirttiği,

… bu nedenle icra takibinin kesinleştiği ve borçlunun aciz hâlinde olduğunun varsayılabileceği kabul edilmiştir.

  1. Bozma Nedeni:

İlk derece mahkemesi, mal beyanını aciz vesikası yerine geçerli saymamış ve eksik inceleme ile davayı reddetmiştir. Bu nedenle Yargıtay:

“Mahkemece tarafların delilleri toplanarak, İİK m. 277 ve devamı hükümlerine göre işlem yapılması, ondan sonra karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması hatalıdır.” diyerek kararı bozmuştur.

Hukuki Sonuç ve Önemi

Konu Başlığı

Açıklama

Davanın Ön Şartı

Takip kesinleşmiş olmalı, borçlunun aciz hâli belgelenmeli.

Mal Beyanı

Borçlunun “haczi kabil malım yok” demesi, aciz halini ispat için yeterlidir.

Yargılamanın Hatası

Mahkeme, beyanı yeterli saymayarak eksik inceleme yapmıştır.

Yargıtay’ın Tutumu

Alacaklının lehine olacak şekilde mal beyanına geniş anlam vererek “fiili aciz hali” kabul etmiştir.

Uygulama Etkisi

Aciz vesikası temin edilemediğinde, mal beyanı ile dava açmak mümkün hâle gelir.

Son Değerlendirme

Bu karar, uygulamada alacaklılara önemli bir kolaylık sağlar. Zira çoğu zaman borçluya karşı kesin aciz vesikası almak mümkün değildir. Ancak Yargıtay, borçlunun “malım yok” beyanını aciz hali saymak suretiyle, dava yolunu açmakta ve alacaklının tasarrufun iptali davası açmasını mümkün kılmaktadır.

c8b8f0b7 4258 4af6 b8cf 844e56b42836

TASARRUFUN İPTALİ ÖRNEK DAVA DİLEKÇESİ

(İİK m. 277 ve devamı)

BURSA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVACI :
[Ad Soyad]
[Adres]
(TC Kimlik No: …)

VEKİLİ :
Av. [Ad Soyad]
[Adres]
(Baro Sicil No: …)

DAVALILAR :

  1. [Borçlu Ad Soyad]
    [Adres]
  2. [Üçüncü Kişi – Malı Devralan]
    [Adres]

DAVA KONUSU :
Borçlu tarafından alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla üçüncü kişiye yapılan tasarrufun (örneğin taşınmaz devrinin) İİK m. 277 ve devamı uyarınca iptali ile, dava konusu malın alacaklının haczine ve satışına izin verilmesi talebidir.

DEĞERİ :
[Alacak miktarı – örneğin 300.000,00 TL]

AÇIKLAMALAR

  1. Müvekkilim, davalı borçlu … hakkında … TL alacak nedeniyle Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü’nün 2023/1234 E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatmıştır. Takip kesinleşmiş olup dosya ekte sunulmaktadır.
  2. Takip sürecinde, borçlu davalı mal beyanında bulunmuş ve haczi kabil malı olmadığını beyan etmiştir. Bu beyan, İİK m. 105 ve Yargıtay içtihatları uyarınca aciz hali olarak değerlendirilmelidir.
  3. Borçlu, icra takibinden kısa bir süre önce, mülkiyetinde bulunan Bursa İli, Yıldırım İlçesi, … Mahallesi, … ada … parselde kayıtlı … numaralı taşınmazı, davalı 2’ye devretmiştir. Yapılan araştırmalar neticesinde bu satışın gerçek bir bedel karşılığı olmadığı, hatta taraflar arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu anlaşılmıştır.
  4. Davalılar arasında yapılan bu tasarruf işlemi, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yapılmış olup; İİK m. 278 ve 280 hükümleri uyarınca iptali gerekmektedir.
  5. Davaya konu işlem, dava tarihinden itibaren beş yıl içinde gerçekleşmiş olup, İİK m. 284 uyarınca süre yönünden de davanın açılmasında bir engel bulunmamaktadır.

HUKUKİ NEDENLER :

İcra ve İflas Kanunu m. 277 – 284, HMK, Yargıtay İçtihatları ve ilgili sair mevzuat.

DELİLLER :

  • Takip dosyası (Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü 2023/1234 E.),
  • Tapu kayıtları,
  • Mal beyan tutanağı,
  • Taraflar arasındaki nüfus kayıt örneği (akrabalık ilişkisi),
  • Tanık, bilirkişi, keşif,
  • Her türlü yasal delil.

SONUÇ VE TALEP :

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

  1. Davalı borçlu tarafından davalı 2’ye yapılan … tarihli taşınmaz devri işleminin, İİK m. 277 ve devamı uyarınca iptaline,
  2. Dava konusu taşınmazın, alacaklı müvekkilin alacağının tahsiline yönelik olarak haczine ve satışına izin verilmesine,
  3. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine,

karar verilmesini arz ve talep ederim.

Saygılarımla.
[Tarih]

Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]

b01c43c4 40da 43fc 9408 802ce29d402d

Tasarrufun İptali Davaları: Kararın Tam Metni 

T.C.

YARGITAY

17. HUKUK DAİRESİ

E. 2008/2594

K. 2008/3948

T. 14.7.2008

• TASARRUFUN İPTALİ DAVASI

Açılabilmesi İçin Bir İcra Takibi Bulunması ve Borçlu Hakkında Alınmış Kesin veya Geçici Aciz Vesikası Olması Gerektiği 

 

• DAVANIN ÖN KOŞULU

Tasarrufun İptali Davasının Açılabilmesi İçin Bir İcra Takibi Bulunması ve Borçlu Hakkında Alınmış Kesin veya Geçici Aciz Vesikası Olması Gerektiği 

• BORÇLUNUN MAL BEYANI

Haczi Kabil Malının Olmadığını Beyan Etmesi Karşısında Tasarrufun İptali Davası İçin Gerekli Koşulun Oluştuğu

• HACZİ KABİL MALIN OLMAMASI

Borçlunun Mal Beyanında Haczi Kabil Malının Olmadığını Beyan Etmesi Karşısında Tasarrufun İptali Davası İçin Gerekli Koşulun Oluştuğu 

ÖZET:

Tasarrufun iptali davasının açılabilmesi için; bir icra takibi bulunmalı ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz vesikası olmalıdır. Bu hususlar davanın dinlemesi için ön koşuldur.

Borçlunun mal beyanında haczi kabil malının olmadığını beyan etmesi karşısında tasarrufun iptali davası için gerekli koşulun oluştuğu kabul edilmelidir.

DAVA: 

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : 

Davacı vekili, davalı borçlu İlyas`ın boşanma davası sonucu hüküm altına alınan tazminat borcunun tahsilini karşılıksız bırakmak amacıyla İstanbul G. H. Ç. mevkii 215 ada 2 parselde 3. kat 11 nolu bağımsız bölümün 1/ 2 hissesini 14.08.2000 tarihinde kardeşi davalı Hanife`ye sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.

Davalı İlyas, davacı ile ortak olduğu şirketin borçları nedeniyle davalı Hanife`den para aldığını, ödeyemeyince borçlarına mahsuben dava konusu taşınmazı kardeşi Hanife`ye devrettiğini, tasarrufun boşanma davasından önce yapıldığını, aciz belgesi sunulmadığını davanın iki yıllık süre içinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı Hanifi vekili, aciz belgesi sunulmadığını davanın İİK’in 278. maddesinde öngörülen süre içinde açılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2002/3659 esas sayılı takip dosyasında borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmediğini, takibin kesinleştirilmediği ve aciz vesikasının ibraz edilmediği anlaşılmış olmakla davanın dava şartı yokluğundan dolayı reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava İİK`in 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için davadan önce başlatılmış bir icra takibinin varlığı bu takibin ( davadan önce veya dava sırasında ) kesinleşmesi ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin varlığı gerekli olup bu hususlar davanın dinlenmesi için ön koşuldur.

Somut olayda davacı, davalı borçlu aleyhine boşanma davası sonucu hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat alacağı için Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2002/3659 esas sayılı dosyasıyla; icra takibi yapmış; 2002/3659 sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer`ileriyle sınırlı olarak tasarrufun iptalini istemiştir. Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2002/3569 esas sayılı takip dosyası kapsamından 12.08.2002 tarihli icra emrinin ve yenileme talebinin davalı borçluya 24.09.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı borçlunun 25.09.2007 tarihinde mal beyan dilekçesi verdiği anlaşılmaktadır. Mal beyanında haczi kabil malının da bulunmadığını bildirdiği görülmüştür. Bu durumda borçlu davalı hakkındaki icra takibinin kesinleştiğinin kabulü gerekir.

Mahkemece tarafların delilleri toplanarak İIK`in 277 ve müteakip maddeleri gereğince yasa hükümleri göz önünde bulundurulmalı toplanacak deliller sonucuna göre hüküm verilmelidir.

SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya geri verilmesine, 14.07.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Tasarrufun İptali Davaları

6b038632 f70f 4026 bd8d 910f62c468ae

İlgili Yazılar:

  1. Haklı Fesih
  2. Boşanma Davası Devam Ederken Eşler Arasındaki Sadakat Yükümlülüğü
Share
0
demirbas
demirbas

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLETİŞİM


Demirtaşpaşa Mahallesi Ankara yolu Cad. No:36, Tüze İş Merkezi, Kat:10, 16220

+90 542 120 86 16

+90 224 272 19 09

info@demirbas.av.tr


DANIŞMA KURALLARI VE UYARILAR

Bu web sitesinde yer alan yazı ve açıklamalarda değinilen konular soyut ve genel olarak ele alınmıştır. Bu nedenle bu yazı ve açıklamalar somut bir olay hakkında yapılmış hukuki tavsiye olarak kabul edilemeyecekleri gibi Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Meslek Kuralları kapsamında yazılı veya sözlü hukuki danışma olarak da değerlendirilemezler.
© 2023 Demirbaş Hukuk Bürosu Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım web tasarım