
Başlıklar
ToggleTrafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar görenin uğradığı maddi veya manevi zararın giderilmesi amacıyla hukuk mahkemelerine başvurulur. Ancak aynı trafik kazasıyla ilgili olarak ceza mahkemesinde de bir dava yürüyorsa, hukuk mahkemesi önündeki tazminat davası açısından önemli bir soru gündeme gelir:
Ceza mahkemesi kararı beklenmeli mi?
İşte bu noktada “bekletici mesele” kavramı devreye girer.
Bekletici mesele, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.165 kapsamında düzenlenmiş bir usul hukuku kurumudur. Buna göre:
“Bir davada hüküm verilmesi, başka bir mahkemede görülen davanın sonucuna bağlı ise, mahkeme o davanın sonucunun beklenmesine karar verebilir.”
Yani bir mahkemede görülen davada sağlıklı ve isabetli bir karar verilebilmesi için, başka bir yargılamanın sonucunun ön koşul veya belirleyici olduğu durumda, ilk davaya ara verilerek diğer kararın beklenmesi mümkündür.
Trafik kazalarında sıklıkla hem ceza hem hukuk yargılaması birlikte yürür. Ceza mahkemesi, kusur oranını ve olayın oluş şeklini incelerken; hukuk mahkemesi de zarar ve tazminat hesaplaması yapar.
Bu nedenle hukuk mahkemesi önündeki trafik kazası tazminat davasında, ceza davasının kusur oranı yönünden bekletici mesele yapılması uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur.
Ancak bu bir zorunluluk değil, hakimin takdirine bağlıdır.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre:
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, trafik kazalarından doğan tazminat davalarında bekletici mesele uygulamasına dair birçok karar vermiştir. İşte bu konuda dikkat çeken bir örnek:
🔹 Yargıtay 17. HD, 2016/11399 E., 2018/905 K., 6.2.2018 T.:
“Kusur oranının tespiti ceza davasındaki delillere göre değişebileceğinden, ceza davası sonucu beklenmeden hüküm kurulması isabetsizdir. Mahkemece, ceza yargılamasının sonucu bekletici mesele yapılarak değerlendirme yapılması gerekir.”
Bu karar, ceza davasının tazminat davasındaki kusur oranı tespitine etkisi olduğu durumlarda bekletici mesele yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu ortaya koymaktadır.
Her olayda ceza davasının sonucunun beklenmesi gerekmez. Yargıtay’ın benimsediği görüşlere göre:
hukuk mahkemesi kendi kusur tespitini bilirkişi incelemesiyle yaparak bekletici mesele uygulamadan da karar verebilir.
🔹 Yargıtay 4. HD, 2005/1363 E., 2005/3029 K.:
“Ceza mahkemesince kusur oranı belirtilmemişse, hukuk hakimi kendi değerlendirmesini yapar. Bekletici mesele kararı verilmesi zorunlu değildir.”
Bu nedenle, bekletici mesele kararı verilmesi mutlak bir kural değildir; olayın somut özelliklerine göre değerlendirme yapılır.
Evet, trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, yalnızca ceza mahkemesinde yürüyen dava değil, başka bazı uyuşmazlıklar da bekletici mesele yapılması gereken haller arasında yer alabilir. HMK m. 165’e göre, bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davanın sonucuna bağlı ise o davanın beklenmesine karar verilebilir. Bu kapsamda, trafik kazası tazminat davasında bekletici mesele yapılabilecek başlıca durumlar şunlardır:

Eğer davalı taraf, kazaya ilişkin sigorta poliçesinin geçerli olmadığını, örneğin primlerin ödenmediğini, sahte sigorta yapıldığını veya teminat süresi dışında olduğunu iddia ediyor ve bu konuda ayrı bir sigorta poliçesinin geçersizliğine ilişkin dava açılmışsa, bu dava tazminat davası için bekletici mesele yapılabilir.
Yargıtay Kararı:
🔹 Yarg. 17. HD, 2009/7390 E., 2010/1553 K.
Sigorta şirketi hakkında açılan tazminat davasında, poliçenin geçerliliği hakkında başka bir davanın devam ettiği anlaşılıyorsa, bu davanın sonucu beklenmelidir.
Kazaya ilişkin düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında kusur oranı belirlenmişse fakat bu tutanak itiraz konusu yapılmışsa (örneğin polis tarafından düzenlenen tutanağın iptali için ayrı bir dava açılmışsa), bu durum da tazminat davasında bekletici mesele olabilir. Çünkü tutanak kusur oranını etkileyebilir.
Kaza, örneğin yetersiz yol işaretlemesi, bozuk yol, yetersiz aydınlatma gibi nedenlerle olmuşsa ve zarar gören taraf bu nedenle belediye veya Karayolları gibi idareye karşı da sorumluluk davası açmışsa, bu davanın sonucu, özel şahsa karşı açılmış tazminat davası bakımından bekletici mesele olabilir.
Yargıtay Uygulaması:
🔹 Yarg. 17. HD, 2013/17288 E., 2014/9814 K.
Kusurun idarede olup olmadığının tespiti için idari yargıdaki tam yargı davasının sonucu beklenmeden verilen karar isabetsizdir.
Kazada ölen kişinin mirasçıları tarafından açılmış tazminat davalarında, taraflardan biri henüz resmi mirasçı sıfatını kazanmadıysa, tazminat davası sürerken mirasçılık belgesi alınmasına dair sulh hukuk mahkemesi davası açılmışsa, bu davanın sonucu bekletici mesele yapılabilir.
Birden fazla sorumlu varsa ve biri diğerine rücu etmişse, örneğin:
Eğer sigorta şirketi, kazanın kasten yapıldığını, sürücünün alkollü olduğunu ya da yetkisiz kullanım olduğunu iddia ediyorsa ve bu konuda sigortanın sorumluluktan kurtulmasına yönelik başka bir dava açılmışsa, bu dava da bekletici mesele yapılabilir.
Trafik kazası tazminat davasında bekletici mesele yapılabilecek başlıca hususlar şunlardır:
| Bekletici Mesele Sebebi | Açıklama |
| Ceza davası | Kusur oranı veya olayın oluş biçimi etkileyebilir |
| Sigorta poliçesinin geçerliliği | Prim ödenmemesi, sahte poliçe vb. |
| Tutanak iptali veya kusur itirazı | Tespit tutanağının iptali için açılan dava |
| İdareye karşı kusur/zarar davası | Belediye, Karayolları sorumluluğu |
| Mirasçılık davası | Davacının hukuki ehliyetinin netleşmesi için |
| Sigorta teminat dışılık davası | Kasten hareket, alkol, yetkisiz kullanım vb. |
| Rücu davaları | İkincil sorumlular arası denge sağlanması |