• +90 224 272 19 09
  • +90 542 120 86 16
  • info@demirbas.av.tr
bursa avukat logo 2bursa avukat logo 2bursa avukat logo 2bursa avukat logo 2
  • Ana Sayfa
  • Kurumsal
    • Hukuk Büromuz
    • Vekalet Bilgileri
  • Hizmetler
    • Şirketler Hukuku ve Ticari Davalar
    • Sınai Mülkiyet Hukuku ve Marka Patent Tasarım Davaları
    • Bireysel ve Toplu İş Hukuku Davaları
    • Gayrimenkul, İnşaat ve Kira Davaları
    • Boşanma Davası ve Aile Hukuku Uygulamaları
    • Tazminat Hukuku ve Tazminat Davaları
    • Miras Hukuku ve Tereke Yönetimi
    • Ceza Hukuku ve Ceza Davası Uygulamaları
    • İdare Hukuku ve İdari Davalar
    • Sosyal Güvenlik Hukuku ve SGK Davaları
    • İcra Hukuku, İcra Takipleri ve İcra Davaları
    • Bilişim Hukuku Davaları
    • Tüketici Hukuku ve Tüketici Davaları
  • Blog
  • İletişim
İş Kazası Ceza Davası ve İşçi Hakları
17 Şubat 2026
2026 Boşanma Davası Masrafları ve Avukatlık Ücretleri: Tam Rehber
3 Mart 2026

bosanma davasi konut ozguleme dilekcesi

Başlıklar

Toggle
  • Boşanma Davasında Ev ve Eşyalar Kimde Kalır? Aile Konutunun özgülenmesi ve İhtiyati Tedbir Rehberi
    • 1. Geçici Önlem Olarak Konutun Özgülenmesi (TMK m. 169)
    • 2. Aile Konutu ve Aile Konutu Şerhi Nedir?
    • 3. İhtiyati Tedbir ve Taşınmazın Güvence Altına Alınması
      • 3.1. İhtiyati Tedbir: Mülkiyet Hakkının ve Tasfiye Alacağının Güvencesi
        • 3.2. Yargısal Uygulama Işığında Tedbirin Kapsamı
    • 3.3. Tapu Kaydına “Davalıdır” Şerhi İşlenmesi
      • 3.4. Teminat Meselesi
      • 3.5. Karara Aykırılığın Müeyyidesi
        • Önemli Not:
    • 4. Özgüleme Kararı Evin İçindeki Eşyaları Da Kapsar Mı?
      • 4.1. Barınma Hakkının Bütünlüğü
      • 4.2. “Ev Eşyası” Kavramı ve Özgüleme
      • 4.3. Eşyaların Kaçırılması ve Tedbir
      • 4.4. Eşyaların Mülkiyeti Değil, Kullanımı
      • 4.5. Uygulamada Karşılaşılan Özel Durumlar: 6284 Sayılı Kanun
    • 5. Mahkeme Kararlarına İtiraz Usulü
    • 4. Sıkça Sorulan Sorular: Boşanma Sürecinde Aile Konutu ve Eşyalar
    • Boşanma Davasında Ev Kime Kalır
      • İlgili Yazılar:

Boşanma Davasında Ev ve Eşyalar Kimde Kalır? Aile Konutunun özgülenmesi ve İhtiyati Tedbir Rehberi

 

Boşanma süreci, yalnızca duygusal bir yol ayrımı değil, aynı zamanda tarafların yaşam düzenlerinin kökten değiştiği hukuki bir dönemeçtir. Bu sürecin en sancılı konularından biri, eşlerin birlikte yaşadığı “müşterek konutun” akıbetidir. Kanun koyucu, davanın devamı süresince tarafların ve varsa çocukların barınma hakkını güvence altına almak amacıyla mahkemeye geniş yetkiler tanımıştır.

Bu yazımızda; boşanma davası sürerken evin bir eşe özgülenmesi, aile konutu şerhinin önemi, ihtiyati tedbir kararları ve bu kararlara itiraz yollarını detaylıca inceleyeceğiz.

1. Geçici Önlem Olarak Konutun Özgülenmesi (TMK m. 169)

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi, boşanma davası açıldığında hâkime çok net bir görev yükler: “Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri re’sen (kendiliğinden) alır.”

Bu maddede zikredilen “geçici önlemler” listesinin başında eşlerin barınması gelir. Mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine veya davanın gidişatına göre kendiliğinden, müşterek konutun dava sonuna kadar eşlerden birinin kullanımına bırakılmasına karar verebilir.

  • Özgülemede Temel Kriter: Mahkeme burada “üstün yarar” ilkesini gözetir. Genellikle velayeti geçici olarak üstlenen eşin, çocuklarla birlikte kurulu düzenini bozmaması için evde kalmasına karar verilir. Eğer çocuk yoksa, ekonomik durumu daha zayıf olan veya sosyal açıdan daha dezavantajlı konumda kalan eşe öncelik tanınabilir.
  • Kullanım Hakkının Sınırı: Bu bir mülkiyet devri değildir. Sadece dava kesinleşene kadar geçerli olan bir “kullanım hakkı” tahsisidir.

2. Aile Konutu ve Aile Konutu Şerhi Nedir?

Hukukumuzda her ev “aile konutu” değildir. Bir taşınmazın aile konutu sayılabilmesi için eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdikleri, acı ve tatlı günlerini paylaştıkları “merkez konut” olması gerekir.

  • Aile Konutu Şerhi (TMK m. 194): Tapu kütüğüne düşülen bu şerh, konutun maliki olmayan eşin haklarını korur. Bu şerh var olduğu sürece, malik olan eş; diğer eşin açık rızası olmadan evi satamaz, ipotek edemez veya kira sözleşmesini feshedemez.
  • Neden Önemli? Boşanma davası açılmadan önce veya dava sırasında bu şerhin konulması, kötü niyetli malik eşin evi elden çıkararak diğer eşi ve çocukları mağdur etmesini engeller.

3. İhtiyati Tedbir ve Taşınmazın Güvence Altına Alınması

Geçici önlemler barınmayı sağlarken, ihtiyati tedbir mülkiyet hakkının korunmasına odaklanır. Boşanma davası ile birlikte genellikle “Mal Rejimi Tasfiyesi” davası da gündeme gelir.

Eğer eşlerden biri, boşanma davasının açılacağını öngörerek veya dava sırasında taşınmazı üçüncü kişilere devretme hazırlığındaysa, mahkemeden taşınmazın tapu kaydına “davalıdır” şerhi veya “devir ve temlikin durdurulması” yönünde ihtiyati tedbir konulması talep edilebilir. HMK (Hukuk Muhakemeleri Kanunu) uyarınca, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale geleceği durumlarda ihtiyati tedbir hayati önem taşır.

3.1. İhtiyati Tedbir: Mülkiyet Hakkının ve Tasfiye Alacağının Güvencesi

Boşanma davalarında konutun özgülenmesi barınma ihtiyacını çözerken, ihtiyati tedbir mekanizması mülkiyetin kötü niyetli devirlerini engelleyen hukuki bir kalkandır. Yargıtay, özellikle boşanma davası ile birlikte açılan veya açılması muhtemel olan “Mal Rejimi Tasfiyesi” davalarında, hak kaybının önlenmesi için ihtiyati tedbir kurumunun titizlikle uygulanması gerektiğini vurgulamaktadır.

3.2. Yargısal Uygulama Işığında Tedbirin Kapsamı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili dairelerinin (özellikle 2. ve 8. Hukuk Daireleri) kararlarında öne çıkan temel prensipler şunlardır:

  • “Davanın Konusu” Şartı ve İstisnası: Normal şartlarda HMK m. 389 uyarınca ihtiyati tedbir ancak “davanın konusu” olan taşınmazlar için verilir. Ancak Yargıtay, boşanma ile eş zamanlı yürüyen mal rejimi davalarında, davaya konu olanın taşınmazın ayn’ı (kendisi) değil, “katılma alacağı” (nakit değeri) olduğunu kabul etmektedir. Buna rağmen, alacağın tahsilini imkansız kılacak durumların varlığı halinde (örneğin eşin evi satmaya çalışması), taşınmazın tapu kaydına devir ve temliki önleyici tedbir konulabileceğine hükmetmektedir.
  • Yaklaşık Ispat Kuralı: Yargıtay, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam bir ispat değil, “yaklaşık ispat”ın (HMK m. 390/3) yeterli olduğunu belirtmekte, eşler arasındaki mal kaçırma kastının varlığına dair sunulan makul deliller, mahkemenin tapuya şerh koyması için yeterli görülmektedir.

3.3. Tapu Kaydına “Davalıdır” Şerhi İşlenmesi

Yargıtay içtihatlarında, taşınmazın devrinin tamamen yasaklanması ağır bir tedbir olarak görülüyorsa, daha ölçülü bir yol olan “Davalıdır Şerhi” üzerinde durulmaktadır.

  • Bu şerh, taşınmazın satışına mutlak bir engel teşkil etmese de, üçüncü kişilerin “iyiniyet” iddiasını ortadan kaldırır.
  • Böylece evi satın alan kişi, taşınmazın davalı olduğunu bilerek almış sayılır ve dava sonunda mülkiyetin iadesi veya alacağın tahsili çok daha kolaylaşır.

3.4. Teminat Meselesi

Uygulamada en çok tartışılan noktalardan biri de tedbir kararı verilirken istenen teminattır.

Güncel Yaklaşım: Aile mahkemelerinde görülen davalarda, özellikle barınma hakkı ve boşanmanın ferileri (tazminat, nafaka) söz konusu olduğunda, davanın doğası gereği ve telafisi zor veya imkansız zararların önlenmesi için mahkemeler genellikle teminatsız veya sembolik teminatlarla tedbir kararı vermektedir. Yargıtay, tarafların ekonomik durumu uygun değilse teminat aranmamasının hak arama hürriyetine uygun olduğunu kabul eder.

3.5. Karara Aykırılığın Müeyyidesi

Eğer mahkeme bir ihtiyati tedbir kararı (örneğin ev eşyalarının evden çıkarılmaması veya konutun devredilmemesi) vermişse ve bu karar ihlal edilirse; HMK m. 398 uyarınca, karara aykırı davranan taraf hakkında disiplin hapsi gündeme gelebilir. Yargıtay, mahkeme emirlerine itaatin hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğunu pek çok kararında hatırlatmaktadır.

Önemli Not:

Her somut olayın kendine has dinamikleri bulunduğu ve Yargıtay içtihatlarının genellikle verildiği dava dosyasındaki delil ve olgulara göre somut olay adaletini sağlamaya yöneldiği akılda tutulmalıdır.

tecrubeli bosanma avukati bursa demirbas hukuk

4. Özgüleme Kararı Evin İçindeki Eşyaları Da Kapsar Mı?

Boşanma davası devam ederken mahkemenin aile konutunu (müşterek konutu) eşlerden birine özgülemesi, kural olarak evin içindeki eşyaları da kapsar.

Hukuki dayanakları ve uygulamanın detaylarını şu şekilde özetleyebiliriz:

4.1. Barınma Hakkının Bütünlüğü

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca alınan geçici önlemlerin amacı, boşanma süreci boyunca tarafların yaşam standartlarını korumak ve özellikle çocukların düzenini bozmamaktır. Boş bir evin barınma ihtiyacını tam olarak karşılamayacağı açık olduğundan, mahkeme “konutun ve ev eşyalarının” kullanımını birlikte değerlendirecektir.

4.2. “Ev Eşyası” Kavramı ve Özgüleme

Mahkeme kararında genellikle şu ifade yer alır: “Müşterek konutun ve içerisinde bulunan ev eşyalarının dava sonuna kadar davacıya/davalıya özgülenmesine…” * Neleri Kapsar? Buzdolabı, çamaşır makinesi, yatak odası takımı, oturma grubu gibi günlük yaşamın sürdürülmesi için zorunlu olan tüm mobilya ve beyaz eşyalar bu kapsamdadır.

  • Kişisel Eşyalar İstisnadır: Diğer eşin şahsi eşyaları (kıyafetleri, mesleki kitapları, bilgisayarı, takıları veya kendisine ait özel koleksiyonları) özgüleme kararı kapsamında değildir. Bu eşyaların teslimi her zaman talep edilebilir.

4.3. Eşyaların Kaçırılması ve Tedbir

Eşlerden birinin, konutu terk ederken veya özgüleme kararından hemen önce eşyaları evden çıkarması (eşya kaçırması) uygulamada sık rastlanan bir sorundur.

  • Bunu önlemek için aile mahkemesinden konutun özgülenmesiyle birlikte, “ev eşyaları üzerine ihtiyati tedbir” konulması ve bir eşya tespit tutanağı düzenlenmesi talep edilebilir.
  • Böylece eşyaların mevcut durumu kayıt altına alınır ve dava süresince zarar görmeleri veya satılmaları hukuken engellenir.

4.4. Eşyaların Mülkiyeti Değil, Kullanımı

Önemli bir ayrıntı şudur: Özgüleme kararı, eşyaların o eşe “ait olduğu” veya “mülkiyetinin geçtiği” anlamına gelmez. Bu sadece davanın devamı süresince geçerli olan bir kullanım hakkıdır. Boşanma davası bittikten sonra yapılacak olan “Mal Rejimi Tasfiyesi” veya “Eşya Alacağı” davasında, o eşyaların kime ait olduğu (ziynet, çeyiz, kişisel mal veya edinilmiş mal ayrımıyla) kesin olarak karara bağlanır.

Özetle: Mahkemeden konutun özgülenmesini talep ederken, dilekçede mutlaka “ev eşyalarıyla birlikte” ibaresini kullanmak ve olası bir eşya kaçırma riskine karşı “eşya tespiti” istemek, müvekkilinizin barınma konforunu ve haklarını tam olarak güvence altına alacaktır.

4.5. Uygulamada Karşılaşılan Özel Durumlar: 6284 Sayılı Kanun

Eğer boşanma davasının temelinde şiddet veya şiddet tehlikesi varsa, TMK 169’un yanı sıra 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun devreye girer. Bu durumda aile mahkemesi, “müşterek konuttan uzaklaştırma” kararı vererek evi şiddet mağduru eşe ve çocuklara özgüler. Bu süreç çok daha hızlı işler ve ihlali halinde hapis tazyiki söz konusudur.

5. Mahkeme Kararlarına İtiraz Usulü

Boşanma davası sırasında verilen “konutun özgülenmesi” veya “ihtiyati tedbir” kararları, nihai bir hüküm değildir; ancak tarafların hayatını doğrudan etkiler. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.

  • İtiraz Süresi ve Makamı: İhtiyati tedbir kararı, karşı taraf dinlenmeden verilmişse, kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde kararı veren mahkemeye itiraz edilebilir.
  • İtiraz Sebepleri: Eş, kendisinin de barınma ihtiyacı olduğunu, diğer eşin başka bir evi olduğunu veya kararın haksız bir ekonomik yüke sebep olduğunu ileri sürerek itiraz edebilir.
  • İtirazın Etkisi: İtiraz, kural olarak kararın icrasını durdurmaz. Mahkeme itirazı inceleyerek kararı değiştirebilir, kaldırabilir veya aynen devamına karar verebilir.

4. Sıkça Sorulan Sorular: Boşanma Sürecinde Aile Konutu ve Eşyalar

Boşanma davası açmadan aile konutu şerhi koydurabilir miyim? Evet. Aile konutu şerhi için boşanma davasının açılmış olması şart değildir. Evlilik birliği devam ederken, taşınmazın maliki olmayan eş, tapu müdürlüğüne başvurarak veya mahkeme aracılığıyla bu şerhi koydurabilir. Bu, eşin rızası dışındaki satışları engellemek için en güçlü önlemdir.

Ev tapuda eşimin üzerine, mahkeme yine de evi bana özgüleyebilir mi? Evet. Konutun tapuda kimin adına kayıtlı olduğunun, “geçici özgüleme” kararı üzerinde doğrudan bir etkisi yoktur. Mahkeme, mülkiyet hakkından ziyade barınma ihtiyacına ve çocukların üstün yararına odaklanır. Dolayısıyla ev eşinize ait olsa bile, dava süresince kullanım hakkı size verilebilir.

Ev eşyalarını alıp götüren eşe karşı ne yapılabilir? Eğer eşiniz müşterek konuttaki eşyaları sizden habersiz götürdüyse, mahkemeden “eşya tespiti” ve bu eşyaların iadesi yönünde tedbir talep edilebilir. Ayrıca, ev eşyalarının kullanımı konusunda bir özgüleme kararı varsa ve buna rağmen eşyalar kaçırılıyorsa, karara aykırılıktan dolayı hukuki süreç başlatılabilir.

Konutun özgülenmesi kararına karşı itiraz süresi ne kadardır? Mahkemenin verdiği geçici önlem veya ihtiyati tedbir kararlarına karşı, kararın tefhiminden (yüze karşı okunmasından) veya tebliğinden itibaren 1 hafta içinde itiraz edilebilir. İtiraz, kararı veren mahkemeye bir dilekçe ile sunulur.

Evden uzaklaştırma (6284 Sayılı Kanun) kararı ile konut özgülenmesi arasındaki fark nedir? 6284 Sayılı Kanun kapsamındaki kararlar, şiddet veya şiddet tehlikesi durumunda “ivedilikle” verilir ve genellikle 6 ayı geçmez. TMK 169 kapsamındaki konut özgülemesi ise boşanma davasının bir parçasıdır ve kural olarak dava kesinleşene kadar devam eder.

  1. Özgüleme kararı varken eve girmeye çalışan eş suç işlemiş olur mu? Mahkeme tarafından konutun bir eşe özgülenmesi durumunda, diğer eşin rıza dışı eve girmesi “konut dokunulmazlığının ihlali” suçunu oluşturabilir. Özgüleme kararı, o konutun kullanım yetkisini sadece kararda belirtilen eşe verir.
  2. Kirada oturuyorsak mahkeme kira sözleşmesini üzerime alabilir mi? Evet. Eğer aile konutu kiralık ise, mahkeme boşanma davası sürerken kira sözleşmesinin tarafı olmayan eşin de sözleşmede taraf haline gelmesine veya konutun o eşe özgülenmesine karar verebilir. Bu durumda kiralayana (ev sahibine) bildirim yapılarak hukuki süreç tamamlanır.

⚠️ Not: Aile konutu ve eşyalar üzerindeki haklarınız, boşanma davasının mali sonuçlarını ve mal paylaşımı sürecini de etkileyebilir.

Sonuç

Müşterek konutun özgülenmesi, boşanma sürecinde, eş ve çocukların sosyal, ekonomik ve psikolojik yararlarının korunması amacına hizmet eden bir tedbirdir. Hak kaybına uğramamak için dava dilekçesinde bu taleplerin gerekçelendirilerek sunulması faydalı olacaktır.

Boşanma Davasında Ev Kime Kalır

tapu aile konutu serhi nasil konulur

İlgili Yazılar:

  1. Boşanma Davası Devam Ederken Eşler Arasındaki Sadakat Yükümlülüğü
  2. Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi
Share
0
Avukat
Avukat

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLETİŞİM


Demirtaşpaşa Mahallesi Ankara yolu Cad. No:36, Tüze İş Merkezi, Kat:10, 16220

+90 542 120 86 16

+90 224 272 19 09

info@demirbas.av.tr


DANIŞMA KURALLARI VE UYARILAR

Bu web sitesinde yer alan yazı ve açıklamalarda değinilen konular soyut ve genel olarak ele alınmıştır. Bu nedenle bu yazı ve açıklamalar somut bir olay hakkında yapılmış hukuki tavsiye olarak kabul edilemeyecekleri gibi Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Meslek Kuralları kapsamında yazılı veya sözlü hukuki danışma olarak da değerlendirilemezler.
© 2023 Demirbaş Hukuk Bürosu Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım web tasarım